Bilim Dünyasında “Asal Sayı Aşeren Hamileler” Skandalı: Yağmacı Dergiler Yapay Zeka Tuzağına Düştü

7 Şubat 2026
3 dk dk okuma süresi
Bilim Dünyasında “Asal Sayı Aşeren Hamileler” Skandalı: Yağmacı Dergiler Yapay Zeka Tuzağına Düştü

Bilimsel yayıncılık dünyası, son yılların en trajikomik ve bir o kadar da endişe verici skandallarından biriyle çalkalanıyor. Akademik titizlik, hakem değerlendirmesi (peer review) ve bilimsel doğruluk ilkelerini hiçe sayan, tek amacı araştırmacılardan yayın ücreti tahsil etmek olan ‘yağmacı dergiler’ (predatory journals), bu kez tarihe geçecek bir utançla yüzleşti. Sürekli olarak sahte konferans davetleri ve şüpheli dergi tanıtımlarıyla taciz edilmekten bunalan bir matematik araştırmacısı, sistemin ne kadar çürük olduğunu kanıtlamak adına dahice bir tuzak kurdu.

Yapay Zeka ile Üretilen Absürt Bilim: Asal Sayı Aşermek

Araştırmacı, bilimsel literatürde eşi benzeri görülmemiş bir hipotezi test etmek (!) amacıyla, üretken yapay zeka araçlarını kullanarak tamamen uydurma bir makale kaleme aldı. Makalenin başlığı bile tek başına bir ret sebebi olmalıydı: ‘Asal Sayılara Aşermek’. İçerik ise, hamile kadınların biyolojik veya hormonal nedenlerle matematiksel bir kavram olan asal sayıları arzuladığına dair, hiçbir bilimsel temeli olmayan, tamamen algoritmik halüsinasyonlardan oluşan bir metindi.

Normal şartlarda, herhangi bir bilimsel editörün veya hakemin, başlığı okuduğu anda reddetmesi gereken bu taslak metin, söz konusu yağmacı dergi tarafından ‘bilimsel bir çalışma’ olarak kabul edildi. Bu durum, akademik yayıncılıktaki denetimsizliğin boyutlarını gözler önüne sererken, şu acı gerçeği bir kez daha kanıtladı:

“Yağmacı yayıncılıkta içerik, metodoloji veya bilimsel gerçeğin hiçbir önemi yoktur. Geçerli olan tek kriter, yazarın kredi kartının çalışıyor olmasıdır.”

Peer Review Sürecinin İflası ve Otomasyon Tehlikesi

Bu olay, sadece tekil bir derginin hatası olarak görülemez; aksine, akademik yayıncılık ekosistemini tehdit eden sistemik bir sorunun sembolüdür. Geleneksel olarak bilimsel dergiler, gönderilen makaleleri alanında uzman hakemlere gönderir ve titiz bir inceleme sürecinden geçirir. Ancak ‘Pay-to-Publish’ (Yayınla-Öde) modeliyle çalışan yağmacı dergilerde bu süreç tamamen göstermeliktir.

Söz konusu skandalda dikkat çeken noktalar şunlardır:

  • Editöryal Körlük: Makale, insan zekasıyla okunduğunda anlamsız cümleler ve mantık hatalarıyla doludur. Kabul edilmesi, metnin bir insan tarafından hiç okunmadığını göstermektedir.
  • Yapay Zeka Tespiti Eksikliği: Derginin, ChatGPT veya benzeri LLM (Büyük Dil Modelleri) çıktılarını tespit edecek herhangi bir yazılım kullanmadığı anlaşılmıştır.
  • Sistematik Sömürü: Bu dergiler, özellikle akademik yükselme kriterlerini tamamlamaya çalışan genç araştırmacıları ve gelişmekte olan ülkelerdeki akademisyenleri hedef almaktadır.

Bilimsel Literatürün Kirlenmesi

Bu tür ‘çöp’ makalelerin yayınlanması, bilimsel bilgi havuzunu geri dönülemez şekilde kirletmektedir. Google Scholar ve diğer akademik indekslerin bu yayınları taraması, gelecekte yapılacak literatür taramalarında ciddi bilgi kirliliğine yol açacaktır. Daha da tehlikelisi, yapay zeka araçlarının giderek daha inandırıcı metinler üretebilmesi, sahte bilimin tespit edilmesini her geçen gün zorlaştırmaktadır.

Sektör İçin Alınması Gereken Önlemler

Laboratuvar ve araştırma dünyasının bu tehdide karşı savunmasız kalmaması için küresel çapta bir seferberlik gerekmektedir. Araştırmacılar, yayınlarını gönderecekleri mecraları seçerken çok daha dikkatli olmalıdır. Özellikle Beall Listesi gibi yağmacı dergi listelerinin takibi ve güvenilir indekslerde (Web of Science, Scopus) yer almayan dergilere karşı şüpheyle yaklaşılması hayati önem taşımaktadır.

Sonuç olarak, ‘Asal Sayı Aşeren Hamileler’ vakası, akademik dünyada bir fıkra gibi anlatılsa da, aslında bilimin güvenilirliğine saplanmış bir hançerdir. Teknoloji, sahtekarlığı kolaylaştırırken, bilim camiasının etik duvarlarını daha da sağlamlaştırması gerekmektedir.

Editör Yorumu!

Türkiye akademik camiası için bu haber, 'Publish or Perish' (Yayınla ya da Yok Ol) baskısının yarattığı tehlikeleri hatırlatması açısından kritik önem taşıyor. Ülkemizde YÖK ve ÜAK (Üniversitelerarası Kurul) tarafından belirlenen doçentlik ve teşvik kriterleri, ne yazık ki araştırmacıları bazen niceliği niteliğin önüne koymaya zorlayabiliyor. Bu durum, Türk akademisyenleri yağmacı dergilerin açık hedefi haline getirmektedir. TÜBİTAK ULAKBİM'in dergi listeleri ve akademik teşvik ödeneklerinde yaptığı düzenlemeler caydırıcı olsa da, özellikle genç araştırmacıların 'hızlı yayın' vaadiyle kandırılması, hem bireysel kariyerleri hem de Türkiye'nin bilimsel repütasyonu için büyük bir risktir. Laboratuvar yöneticileri ve bölüm başkanları, ekiplerini bu tür 'spam' davetlere karşı uyarmalı ve yayın etiği konusunda düzenli eğitimler vermelidir. Unutulmamalıdır ki, prestijli bir dergide reddedilmek, yağmacı bir dergide yayın yapmaktan çok daha onurlu bir süreçtir.

Yağmacı dergiler, bilimsel hakemlik (peer review) ve editöryal inceleme süreçlerini işletmeden, yazarlardan sadece yayın ücreti alarak makale basan ticari oluşumlardır. Genellikle şüpheli derecede hızlı kabul süreçleri vaat ederler, Beall Listesi gibi kara listelerde yer alırlar ve güvenilir indekslerde (SCI, Scopus vb.) taranmazlar.

Araştırmacı, ChatGPT benzeri üretken yapay zeka araçlarını kullanarak, bilimsel dille yazılmış gibi görünen ancak içeriği tamamen anlamsız (halüsinasyon) bir metin oluşturdu. 'Hamilelerin asal sayı aşermesi' gibi mantıksız bir hipotezi savunan bu metin, yapay zekanın inandırıcı dil yeteneği ile denetimsiz dergileri kandırmak için bir araç olarak kullanıldı.

Bu makaleler akademik arama motorları ve veritabanları tarafından indekslendiğinde, literatürde bilgi kirliliği yaratır. Gelecekteki araştırmacılar, yanlış veya uydurma verilere dayalı çalışmalar yapma riskiyle karşı karşıya kalır. Ayrıca bilime ve akademik yayıncılığa duyulan küresel güveni zedeler.

Bülten Aboneliği

Sosyal Medyada Paylaşın

LabHaber

Tüm Hakları Saklıdır @ 2025 - Tasarım ve Yazılım: brain.work

labhaber, laboratuvar, analiz, biyoteknoloji ve test alanlarında faaliyet gösteren profesyoneller için hazırlanmış bağımsız bir sektörel haber platformudur.