
Dünya genelinde sıtma (malaria) ve tüberküloz (TB) gibi enfeksiyon hastalıkları, her yıl milyonlarca insanın hayatını tehdit etmeye devam ediyor. Modern tıp, son yıllarda bu hastalıklara karşı son derece etkili ve yenilikçi ilaçlar geliştirmiş olsa da, sahada karşılaşılan en büyük engel tedavi değil, hastaların doğru ve hızlı bir şekilde tespit edilebilmesidir. Özellikle düşük gelirli bölgelerde, altyapı eksiklikleri teşhis süreçlerini adeta bir darboğaza sokmaktadır.
Stanford Üniversitesi’nden biyolog ve mühendis Manu Prakash, bu durumu oldukça çarpıcı bir şekilde özetliyor:
“İlaçlar yalnızca teşhis sistemleriyle birlikte çalıştığında bir anlam ifade eder. İnsanlara sadece bir ilaç verip iyileşmelerini bekleyemezsiniz; öncelikle neyle savaştığınızı teşhis etmek zorundasınız.”
Hindistan’da büyüyen ve sıtmanın yıkıcı etkilerine bizzat şahit olan Prakash, laboratuvarında ‘tutumlu bilim’ (frugal science) adını verdiği bir yaklaşımla, kısıtlı kaynaklara sahip bölgelerdeki teknolojik yetersizlikleri aşacak araçlar geliştiriyor. Ekibinin son projesi olan yapay zeka destekli, otonom mikroskop (self-driving microscope), pahalı teşhis sistemlerinin tekelini kırarak bu alanda yepyeni bir sayfa açıyor.
Mikroskopi, enfeksiyon hastalıklarının teşhisinde halen dünya genelinde ‘altın standart’ olarak kabul edilmektedir. İşlemde kullanılan cam lamlar (glass slides) ve temel sarf malzemeleri oldukça ucuzdur. Ancak, manuel inceleme süreci insan kapasitesiyle sınırlıdır. Son derece deneyimli bir sağlık çalışanı bile, 30 dakikalık bir sürede ancak birkaç bin hücreyi dikkatlice inceleyebilir. Oysa tek bir kan damlası yaklaşık 20 milyon hücre barındırır. Yüksek test hacimlerinin yarattığı göz yorgunluğu ve dikkat dağınıklığı da eklendiğinde, teşhis doğruluk oranları kaçınılmaz olarak düşmektedir.
Öte yandan, mevcut otomatik mikroskop sistemleri iki dakika içinde yaklaşık iki milyon hücreyi tarayabilme kapasitesine sahip olsa da, enfeksiyonların en yaygın olduğu bölgeler için erişilemeyecek kadar pahalıdır. Sahadaki hızlı antijen testleri ise düşük patojen yüküne sahip hastaları tespit edecek yeterli duyarlılığa (sensitivity) ve özgüllüğe (specificity) sahip değildir.
Prakash ve öğrencisi Hongquan Li, 2016 yılında astronomiden ilham alarak mikroskop tasarımlarına spektroskopiyi entegre etmeye karar verdiler. Klasik yöntemde sağlık çalışanları, parazitleri kırmızı kan hücrelerinden ayırmak için nükleik asitlere tutunan Giemsa boyası kullanır. Ancak ekip, DAPI adı verilen farklı bir nükleik asit bağlayıcı boya kullanarak oyunu değiştirdi. DAPI boyası, DNA veya RNA’ya bağlanma durumuna göre farklı dalga boylarında ışık yayar.
Sıtma parazitlerindeki özgün DNA/RNA oranı, DAPI’nin floresan spektrumunda ölçülebilir bir değişime neden olmaktadır. Bu kimyasal ve optik hile sayesinde sistem, boyut ve şekil olarak parazitlere çok benzeyen kan pulcuklarını (platelets) kusursuz bir şekilde ayırt edebilmektedir. Bu inovasyonun en büyük avantajı ise mikroskopta çok daha basit ve ucuz lenslerin (lenses) kullanılmasına olanak tanımasıdır.
Laboratuvar ortamında çalışan bir cihazı sahaya sürmek, mühendislik açısından apayrı zorluklar barındırır. Geliştirilen bu yeni nesil otonom mikroskop sisteminin sektörel avantajları şu şekilde özetlenebilir:
Prakash bu durumu bir otonom araca benzeterek, “Bizim inşa ettiğimiz şey genel amaçlı bir teknoloji. Kendi kendine giden bir arabayı sadece otoyolda veya sadece rüzgarlı yollarda gitmesi için eğitmezsiniz. Onu tüm yollar için eğitirsiniz.” ifadelerini kullanıyor.
Şu anda sistem, Afrika’daki yedi farklı ülkede çeşitli klinik koşullar için onay süreçlerinden geçmektedir. Ekibin merkeziyetsiz yaklaşımı, dünyanın herhangi bir yerindeki araştırmacıların bu sistemi kullanarak kendi bölgelerindeki spesifik patojenler için yeni yapay zeka modelleri eğitebilmesine olanak tanıyor.
Ancak, uluslararası fonlarda yaşanan kesintiler (örneğin USAID bütçelerinin daralması) bu tür devrimsel halk sağlığı projelerini sekteye uğratma riski taşıyor. Prakash’ın da vurguladığı gibi: “Parazitler pasaport taşımaz.” Dünyanın bir ucundaki patojeni tespit edip durdurmak, tüm küresel sağlık ekosisteminin güvenliği için kritik bir yatırımdır.
Tüm Hakları Saklıdır @ 2025 - Tasarım ve Yazılım: brain.work