
Yapay zeka (YZ) sistemleri, tıp ve farmakoloji dünyasında devrim yaratma vaadiyle yola çıkmış olsa da, laboratuvar tezgahından hasta yatağına giden yolculukta giderek büyüyen bir ‘çevrilebilirlik uçurumu’ (translatability gap) ile karşı karşıya. İlaç keşif süreçlerini ve biyobelirteç (biomarker) tanımlama aşamalarını benzeri görülmemiş bir hıza ulaştıran algoritmalar, insanlı klinik onay süreçlerinin katı ve doğrusal zaman çizelgesine çarpıyor. Yakın zamanda düzenlenen Hassas Tıp Dünya Konferansı’nda (Precision Medicine World Conference – PMWC) bir araya gelen yapay zeka ve uzun ömür (longevity) uzmanları, tıp dünyasının neden üstel hızda büyüyen bir keşif ardışık düzenine sahipken, bu keşiflerin kliniğe aktarımında dramatik bir yavaşlama yaşadığını masaya yatırdı.
Klinik çalışmalarda elde edilen verilerin güvenilirliği ve karşılaştırılabilirliği, üzerinde uzlaşılmış evrensel tanımlara dayanır. Ancak yeni nesil tıp araştırmalarının merkezinde yer alan “sağlık süresi” (healthspan) kavramı, halen muğlaklığını koruyor. Buck Enstitüsü Dış Strateji ve Ortaklıklar İcra Direktörü Sherry Zhang, bu kavramsal karmaşanın yenilikçi tedavilerin önündeki en büyük engellerden biri olduğuna dikkat çekiyor.
“Öncelikle ‘sağlık süresi nedir?’ sorusunun standart bir tanımına ihtiyacımız var. Ancak bundan sonra onu nasıl ölçeceğimizi tartışabiliriz. Şu an klinisyenlerden politika yapıcılara, biyohackerlardan sıradan bireylere kadar herkes bu kavramı farklı tanımlıyor.”
Zhang’a göre, yapay zeka modellerinin eğitilebileceği hesaplanabilir, erişilebilir ve ölçülebilir klinik sonuçlar elde edebilmek için küresel otoritelerin acilen ortak bir terminoloji ve metrik sistemi geliştirmesi şart.
Klinik araştırmalarda veri çeşitliliği, özellikle hassas tıp (precision medicine) alanında başarının anahtarıdır. Algoritmaların sadece belirli bir demografik yapı üzerinde eğitilmesi, diğer popülasyonlarda tedavilerin başarısız olmasına veya beklenmedik yan etkiler göstermesine yol açabilir. Alethios CEO’su Zeenia Framroze, bu sorunun aşılması için çok modlu (multimodal) veri toplama stratejilerinin yeniden kurgulanması gerektiğini vurguluyor.
Framroze’un işaret ettiği kritik adımlar şunları içeriyor:
Yapay zeka sayesinde literatür taraması, hedef molekül tespiti ve kişiselleştirilmiş tedavi modellemeleri logaritmik bir hızda büyüyor. Ancak Buck Enstitüsü yaşlanma araştırmaları uzmanı Nathan Price’ın da belirttiği gibi, klinik güvenlik denemeleri (faz çalışmaları) bu hıza ayak uyduramıyor.
Price durumu şu sözlerle özetliyor: “AI araçlarıyla literatürü tarama, kişiselleştirmeyi yönlendirme ve derinlik sağlama yeteneğimiz katlanarak artıyor, ancak hızlanmayan birçok şey var. Örneğin, güvenlik denemeleri yapma kapasitemiz aynı oranda artmıyor.” Sektörün, sağlık süresinde gerçek anlamda büyük atılımlar görebilmesi için mevcut Faz 1, 2 ve 3 standartlarının yapısını bozmadan, süreçleri otomatize edecek yeni yasal ve yapısal çerçevelere ihtiyacı var.
Yapay zeka modellerinin genetik tabanlı tıpta karşılaştığı en büyük zorluklardan biri biyolojik geri bildirim döngülerinin karmaşıklığıdır. Vivodyne Baş Bilim Sorumlusu (CSO) Andrei Georgescu, mevcut durumdaki en popüler yöntemlerden biri olan Genom Çapında İlişkilendirme Çalışmaları’nın (Genome-Wide Association Studies – GWAS) sınırlılıklarına dikkat çekiyor.
Georgescu’ya göre GWAS verileri, belirli genlerin ve biyobelirteçlerin hastalıklarla ilişkili olduğunu gösterse de, birinin diğerine neden olduğunu kanıtlamaz. Biyolojik sistemlerdeki çoklu sinyal yolakları ve telafi edici mekanizmalar göz önüne alındığında, yapay zeka algoritmalarının bulduğu ‘yüksek korelasyonlar’ çoğu zaman klinikte nedensellik testini geçememekte ve milyonlarca dolarlık yatırımların çöpe gitmesine neden olmaktadır. Yapılan post-hoc (olay sonrası) veri analizlerinin de bu nedenselliği kanıtlamakta yetersiz kalması, laboratuvar araştırmacılarının yapay zeka öngörülerini canlı modellere aktarırken daha temkinli davranmasını gerektiriyor.
PMWC’deki uzmanların ortak kanısı net: Yapay zeka çağı, ancak endüstrinin klinik ardışık düzenini (pipeline) kendi keşif motorunun hızına yetişecek şekilde modernize etmesiyle uzun yaşam (healthspan) vaatlerini yerine getirebilecek. Bu modernizasyonun laboratuvarlar, regülatörler ve klinik merkezler arasında ne kadar hızlı gerçekleşeceği ise tıp sektörünün önümüzdeki on yıldaki en büyük sınavı olacak.
Tüm Hakları Saklıdır @ 2025 - Tasarım ve Yazılım: brain.work