DNA Sentezinde Tedarik Bağımlılığı Bitiyor: DNA Script’ten Küresel Genişleme

18 Mart 2026
4 dk dk okuma süresi
DNA Sentezinde Tedarik Bağımlılığı Bitiyor: DNA Script’ten Küresel Genişleme

Biyoteknoloji, sentetik biyoloji ve moleküler genetik dünyasında zaman, projelerin kaderini belirleyen en kritik ve değerli faktörlerin başında gelmektedir. Özellikle genetik dizileme, Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PCR), CRISPR-Cas9 gen düzenleme çalışmaları ve yeni nesil aşı geliştirme süreçlerinin temel yapıtaşı olan oligonükleotidlerin tedariki, araştırmacıların yıllardır mücadele ettiği en büyük lojistik engellerden biri olmuştur. İsteğe bağlı (on-demand), hızlı ve yüksek kaliteli DNA sentezinde sektörün öncü teknoloji firmalarından biri olan DNA Script, bu köklü tedarik zinciri sorununu tamamen ortadan kaldırma vizyonuyla devasa bir küresel genişleme hamlesi başlattığını duyurdu.

Sektörel kaynaklardan edinilen bilgiye göre şirket; Gencell, Bio-Medical Science Co. (BMS) ve BioStream Co. ile imzaladığı stratejik distribütörlük anlaşmalarıyla, çığır açan SYNTAX® platformunu Latin Amerika, Güney Kore ve Japonya’daki araştırma laboratuvarlarına doğrudan sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, merkezileştirilmiş biyolojik üretim modelinden, yerel ve laboratuvar içi (in-house) üretim modeline geçişin en somut adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Merkezi Tedarik Zincirinden Laboratuvar İçi Bağımsızlığa Geçiş

Günümüzde tek iplikli DNA (ssDNA) oligonükleotidleri, yaşam bilimleri ve sağlık araştırmalarının tartışmasız en hayati girdisidir. Ancak araştırma merkezleri, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki devasa DNA üretim merkezlerine coğrafi olarak uzaklaştıkça ciddi lojistik darboğazlarla karşı karşıya kalmaktadır. Bir oligonükleotid dizisinin sipariş edilmesi, kıtalararası taşıma sırasındaki soğuk zincir problemleri, uzun süren gümrük prosedürleri ve kargo firmalarının operasyonel yoğunlukları nedeniyle bazen haftalarca sürebilmektedir. Bu uzun teslimat süreleri, araştırmacıların deney tasarımlarını esnek bir şekilde revize etmelerini engellemekte ve kritik projelerin yavaşlamasına sebep olmaktadır.

DNA Script’in geliştirdiği otomatikleştirilmiş, masaüstü (benchtop) SYNTAX platformu, bu eski düzene kökten bir alternatif sunuyor. Araştırmacılar artık ihtiyaç duydukları sekansları, yurt dışındaki bir merkeze sipariş edip günlerce beklemek yerine, kendi laboratuvarlarında doğrudan cihaz üzerinden sentezleyebiliyorlar. Sadece birkaç saat süren bu enzimatik üretim süreci, coğrafyanın ve lojistik koşulların bilimsel hızı belirlediği geleneksel tedarik modelini yıkıyor.

Modern Biyolojinin Alfabesi Saatler İçinde Hazır

Oligonükleotidler, pandemilerde virüs varyantlarının tespit edilmesinden, kişiselleştirilmiş tıp ve kanser araştırmalarına kadar geniş bir yelpazede adeta modern biyolojinin alfabesi işlevini görür. SYNTAX platformunun temelindeki enzimatik DNA sentezi teknolojisi, geleneksel fosforamidit kimyasının aksine toksik kimyasal atık üretimini de ciddi ölçüde azaltarak araştırmacılara çevre dostu ve sürdürülebilir bir sistem vadediyor. Şirket içi sentez kabiliyeti, bilim insanlarına sadece hız kazandırmakla kalmıyor, aynı zamanda projelerin gizliliğini en üst düzeyde koruma imkânı veriyor.

Yeni Küresel Ortaklıklar Sektör İçin Ne Anlama Geliyor?

DNA Script’in Asya ve Latin Amerika pazarlarına açılmak üzere imzaladığı yeni distribütörlük anlaşmaları, şirketin yerel ekosistemleri doğrudan destekleme stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Anlaşmaların bölgesel çerçevesi şu şekilde yapılandırıldı:

  • Gencell (Latin Amerika): Latin Amerika coğrafyasındaki araştırmacılara odaklanan bu ittifak, bölgedeki biyomedikal inovasyonu hızlandırmayı ve biyolojik üretimde yerelleşmeyi teşvik etmeyi amaçlıyor.
  • Bio-Medical Science Co. – BMS (Güney Kore): İleri teknoloji genetik araştırmalarının Asya’daki merkezi olan Güney Kore’deki bilim insanlarına, proje iş akışlarında eşi görülmemiş bir kontrol ve hız sunulacak.
  • BioStream Co. (Japonya): Biyoteknoloji devlerinden Japonya’da, araştırmacıların denizaşırı senteze olan bağımlılığı kırılarak, araştırma-geliştirme süreçlerindeki bekleme süreleri minimuma indirilecek.

Bu vizyoner genişlemeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan DNA Script İcra Kurulu Başkanı (CEO) Marc Montserrat, konunun önemini şu sözlerle vurguladı:

“Tek iplikli DNA oligolarının küresel erişilebilirliğini ve bulunabilirliğini ölçeklendirme stratejimizin bir parçası olarak bu yeni ortaklıklara imza atmaktan büyük bir heyecan duyuyoruz. Amacımız, oligonükleotidleri dünyanın herhangi bir yerindeki araştırmacılar için anında ulaşılabilir kılmaktır. Bu distribütörlük anlaşmaları, platforma olan küresel erişimi genişletirken aynı zamanda araştırmacıların bulundukları konumdan bağımsız olarak ihtiyaç duydukları materyallere çok daha hızlı ve güvenilir bir şekilde ulaşmalarını sağlayacaktır.”

Bölgesel ortakların liderleri de benzer bir vizyonu paylaşıyor. Gencell CEO’su Fabio Andrés Zapata, bu teknolojinin Latin Amerika’yı küresel bilimde rekabetçi bir oyuncu haline getireceğini belirtirken; BMS Başkan Yardımcısı Dukhyun Lim, Güney Koreli araştırmacıların kazanacağı bağımsızlık ve hızın altını çizdi. Japonya operasyonlarını yönetecek olan BioStream Başkanı Iwabuchi Takeshi ise yurt dışına bağımlılığı azaltmanın ulusal biyoteknoloji stratejileri için önemine dikkat çekti.

Sonuç olarak, DNA Script’in bu hamlesi sadece bir şirketin pazar payını büyütmesi anlamına gelmiyor; moleküler düzeydeki üretim araçlarının demokratikleştiğini ve araştırmalarda “merkeziyetsiz sentez” döneminin resmen başladığını gösteriyor.

Editör Yorumu!

Türkiye araştırma ekosisteminin ve laboratuvar sektörünün yıllardır kanayan en büyük yaralarından biri, biyolojik sarf malzemelerindeki dışa bağımlılık ve tedarik zincirindeki hantallıktır. Bir TÜBİTAK projesinde, Sağlık Bakanlığı destekli bir tanı kiti veya aşı AR-GE çalışmasında, yurt dışından sipariş edilen basit bir primer veya prob dizisinin laboratuvar tezgâhına ulaşması, gümrük prosedürleri, kur dalgalanmaları ve lojistik engeller yüzünden haftalarca sürebilmektedir. Bu bekleme süresi, Türk bilim insanlarının uluslararası arenadaki hız rekabetinde ne yazık ki geriye düşmesine sebep olmaktadır. DNA Script'in SYNTAX gibi 'yerinde ve isteğe bağlı' masaüstü DNA sentez cihazlarının Türkiye pazarına girmesi, ülkemiz için kelimenin tam anlamıyla bir oyun değiştirici olacaktır. Kendi laboratuvarlarımızda saatler içinde oligonükleotid sentezleyebilmek, hem yüksek kargo ve soğuk zincir maliyetlerini ortadan kaldıracak hem de araştırma bütçelerinin yurt dışına akmasını yavaşlatacaktır. Latin Amerika ve Asya'da atılan bu vizyoner adımlar, Türkiye'deki distribütör firmalar, teknoparklar ve biyoteknoloji şirketleri için net bir mesaj taşımaktadır: Laboratuvarda yerel üretim dönemi başlamıştır ve Türkiye'nin bu treni kaçırma lüksü yoktur.

SYNTAX platformu, araştırmacıların tek iplikli DNA (ssDNA) oligonükleotidlerini yurt dışından sipariş edip haftalarca beklemek yerine, doğrudan kendi laboratuvarlarında sadece birkaç saat içinde sentezlemelerine olanak tanır. Bu durum kargo, gümrük ve soğuk zincir sorunlarını ortadan kaldırarak projelere hız ve gizlilik katar.

Geleneksel fosforamidit kimyasına dayalı sentez yöntemlerinin aksine, enzimatik DNA sentezi toksik kimyasal atık üretimini ciddi ölçüde azaltır. Bu sayede çevre dostu, sürdürülebilir ve laboratuvar içi kullanıma çok daha uygun ve güvenli bir üretim süreci sunar.

DNA Script; Latin Amerika pazarı için Gencell, Güney Kore'deki araştırmacılar için Bio-Medical Science Co. (BMS) ve Japonya operasyonları için BioStream Co. ile stratejik distribütörlük anlaşmaları imzalayarak teknolojik erişimini Asya ve Latin Amerika'ya genişletmiştir.

Bülten Aboneliği

Sosyal Medyada Paylaşın

LabHaber

Tüm Hakları Saklıdır @ 2025 - Tasarım ve Yazılım: brain.work

labhaber, laboratuvar, analiz, biyoteknoloji ve test alanlarında faaliyet gösteren profesyoneller için hazırlanmış bağımsız bir sektörel haber platformudur.