Plasmidsaurus ve Genovis Anlaştı: RNA Dizilemede Kuru Buz Tarihe Karışıyor

2 Nisan 2026
4 dk dk okuma süresi
Plasmidsaurus ve Genovis Anlaştı: RNA Dizilemede Kuru Buz Tarihe Karışıyor

Genomik Araştırmalarda Yeni Bir Dönem: RNA’nın Kırılganlığına Meydan Okumak

Moleküler biyoloji, kişiselleştirilmiş tıp ve genetik alanlarında devrim yaratan transkriptomik analizler, hücresel mekanizmaları anlamak ve hastalıkların genetik şifrelerini çözmek için kritik bir öneme sahiptir. Ancak bu analizlerin temel yapıtaşı olan RNA molekülü, kimyasal yapısı gereği son derece kırılgandır ve çevresel faktörlere karşı hızla bozunma eğilimi gösterir. On yıllardır araştırmacılar, binbir emekle saflaştırdıkları değerli RNA numunelerini dizileme (sequencing) merkezlerine gönderirken soğuk zinciri korumak, özellikle de maliyetli ve tehlikeli kuru buz (dry ice) kullanmak zorundaydı. Sektörün öncü Hizmet Olarak Dizileme (Sequencing as a Service) şirketlerinden Plasmidsaurus, RNA dizileme ekosisteminde gerçekleştirdiği iki büyük yenilikle bu zorunluluğu tarihin tozlu raflarına kaldırmaya hazırlanıyor.

Avrupa Ağı Genişliyor: Köln’de Yüksek Kapasiteli Yeni RNA-Seq Merkezi

Plasmidsaurus, Avrupa altyapısını güçlendirmek adına Birleşik Krallık’taki operasyonel başarısını Avrupa Birliği’nin kalbine, Almanya’nın Köln şehrine taşıdığını duyurdu. Yeni açılan yüksek kapasiteli RNA dizileme merkezi, sadece coğrafi bir genişleme değil, aynı zamanda araştırmacılara sunulan hizmetin hız ve kalitesinde dramatik bir artış anlamına geliyor.

Bu stratejik genişleme, şirketin sürdürülebilir ve yerelleştirilmiş hizmet modeline olan bağlılığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. RNA numunelerinin doğrudan Avrupa Birliği sınırları içinde işlenmesi, uluslararası sınır geçişlerindeki bürokratik engelleri ve lojistik zorlukları ortadan kaldırıyor. Üstelik taşıma mesafelerinin kısalması, karbon emisyonlarında da ciddi bir düşüş sağlıyor. Köln merkezinin devreye girmesiyle birlikte Avrupalı araştırmacılar, giderek büyüyen Plasmidsaurus ‘dropbox’ (numune bırakma kutusu) ağını kullanarak numuneden veriye sadece 3 gün gibi rekor bir sürede (turnaround time) ulaşabilecekler.

Genovis ile Stratejik Ortaklık: SEQguard™ Dino Preserve Sahnede

Haberin laboratuvar profesyonellerini en çok heyecanlandıran kısmı ise şüphesiz Plasmidsaurus’un biyoteknoloji devi Genovis AB ile yaptığı küresel stratejik ortaklık oldu. Bu işbirliğinin ilk ve en önemli meyvesi olan SEQguard™ Dino Preserve, saflaştırılmış RNA numunelerinin ortam sıcaklığında (ambient temperature) taşınmasına olanak tanıyan devrim niteliğinde bir RNA koruma solüsyonu olarak piyasaya sürüldü.

Bugüne kadar yüksek kargo maliyetleri, hacimli köpük kutular ve kuru buz sevkiyatının yarattığı çevresel tahribat, araştırmacıların omuzlarında mecburi bir yüktü. Plasmidsaurus’un RNA-Seq iş akışlarına kusursuz entegrasyon için test edilip optimize edilen SEQguard™ Dino Preserve, bu mecburi yükü tek ve basit bir adımla tamamen ortadan kaldırıyor. Geniş bir sıcaklık aralığında aktif kalabilen ve tekrarlayan donma-çözülme (freeze-thaw) döngülerine karşı olağanüstü direnç gösteren bu solüsyon, RNA’nın laboratuvar tezgahından dizileme merkezine kadar olan yolculuğunda kalitesinden hiçbir ödün vermemesini garanti ediyor.

SEQguard™ Dino Preserve’in Öne Çıkan Teknik Özellikleri

  • Sentetik Yapı: Tamamen sentetik olarak üretilmiş olması sayesinde biyolojik parti değişkenliklerini (batch variability) en aza indirir ve hücre kaynaklı kontaminasyon riskini tamamen ortadan kaldırır.
  • Termostabil Koruma: Ortam sıcaklığındaki ani dalgalanmalara ve yaz aylarındaki zorlu kargo koşullarına rağmen RNA bütünlüğünü (RNA integrity) üst düzeyde korur.
  • Sürdürülebilirlik Odaklı Yaklaşım: Enerji verimliliği yüksek sentez süreci ve oda sıcaklığında taşıma/saklama imkanı sunması, kuru buza olan bağımlılığı bitirerek laboratuvarların karbon ayak izini küçültür.
  • Yüksek Verimlilik: Sadece 150 mikrolitrelik tek bir flakon (vial), 24 adet saflaştırılmış RNA numunesini stabilize etmek için yeterlidir.
  • Kolay Saklama Koşulları: Ürün 15-30°C aralığında standart oda sıcaklığında sevk edilir ve aynı koşullarda saklanabilir. Ekstra buzdolabı veya derin dondurucu alanına ihtiyaç duyulmaz.

“Lojistik Baş Ağrısını Ortadan Kaldırıyoruz”

Plasmidsaurus’un CEO’su ve kurucu ortağı Mark Budde, bu ikili devrimin sektörel yansımalarını şu sözlerle özetliyor:

“Genovis ile güçlerimizi birleştirerek SEQguard™ Dino Preserve’i Plasmidsaurus ekosistemine entegre etmemiz sayesinde, yüksek kaliteli RNA dizileme işlemini yerel bir dropbox’a tüp bırakmak kadar basit ve güvenilir hale getiriyoruz. Müşterilerimizin kargo süreçleriyle değil, kendi bilimsel araştırmalarıyla ilgilenebilmesi için lojistik baş ağrısını hep birlikte ortadan kaldırıyoruz. Bu adım, ultra hızlı ve yüksek kaliteli gen ekspresyonu verileri elde etmede benzersiz bir basitliğin kapılarını aralıyor.”

Sonuç olarak, Plasmidsaurus’un Köln’deki yeni tesisi ve Genovis ortaklığıyla sunduğu soğuk zincirsiz taşıma çözümü, transkriptomik araştırmaların önündeki maliyet, zaman ve lojistik bariyerlerini yıkıyor. Bilimsel camianın artık kargo firmalarının buz ilave edip etmediğini düşünmek yerine, dizilemeden gelecek büyük veriye (big data) odaklanacağı yeni bir çağ başlıyor.

Editör Yorumu!

Bu haber, Türkiye'deki moleküler biyoloji ve genetik laboratuvarları ile klinik araştırma merkezleri için tam anlamıyla bir 'kurtuluş reçetesi' niteliğinde. Türkiye'de TÜBİTAK, TUSEB veya üniversitelerin BAP bütçeleriyle yürütülen projelerde, dizileme için yurtdışına gönderilen RNA numunelerinin gümrüklerde takılması en büyük kabuslardan biridir. Gümrükte beklerken eriyen kuru buzlar yüzünden bozunan binlerce dolarlık RNA numuneleri ve heba olan aylar, maalesef ülkemizdeki bilim insanlarının sıkça karşılaştığı bir durum. Plasmidsaurus ve Genovis'in geliştirdiği SEQguard gibi oda sıcaklığında taşıma imkanı sunan teknolojiler, Türkiye'deki araştırmacıların hem lojistik maliyetlerini (kuru buz ve tehlikeli madde taşıma ücretleri) dramatik ölçüde düşürecek hem de gümrük süreçlerindeki 'soğuk zincir kırıldı mı?' stresini tamamen ortadan kaldıracaktır. Ayrıca Köln'de yeni bir merkezin açılması, Avrupa Birliği ile entegre çalışan Türk laboratuvarları için kargo sürelerini kısaltacak, biyoteknoloji ve genomik alanındaki uluslararası rekabet gücümüzü artıracak dolaylı bir avantaj sunmaktadır. Türkiye laboratuvar pazarındaki distribütörlerin bu tür termostabil solüsyonları hızla ülkemize getirmesi, yerel araştırma ekosistemine büyük bir ivme kazandıracaktır.

Saflaştırılmış RNA numunelerinin kuru buz veya soğuk zincir lojistiği gerektirmeden, 15-30°C aralığındaki ortam sıcaklığında bozulmadan taşınmasını ve saklanmasını sağlayan tamamen sentetik ve termostabil bir koruma solüsyonudur.

Yeni yüksek kapasiteli merkez, Avrupa Birliği içindeki uluslararası bürokratik engelleri ortadan kaldırarak kargo mesafelerini ve sürelerini ciddi oranda kısaltıyor. Türkiye'den gönderilen numuneler için de gümrükte bekleme riskini azaltıp, numuneden veriye ulaşma (turnaround) süresini 3 güne kadar düşürüyor.

Kuru buz ve hacimli köpük kutu kullanımını sonlandırarak yüksek kargo ücretlerini ve tehlikeli madde taşıma maliyetlerini dramatik ölçüde düşürür. Ayrıca enerji yoğun derin dondurucu ve soğutma süreçlerine olan ihtiyacı ortadan kaldırarak laboratuvarların karbon ayak izini küçültür.

Bülten Aboneliği

Sosyal Medyada Paylaşın

LabHaber

Tüm Hakları Saklıdır @ 2025 - Tasarım ve Yazılım: brain.work

labhaber, laboratuvar, analiz, biyoteknoloji ve test alanlarında faaliyet gösteren profesyoneller için hazırlanmış bağımsız bir sektörel haber platformudur.