
Bilim dünyasında bir araştırmayı yayımlamak, bilim insanları için kariyerlerinin tartışılmaz en önemli dönüm noktalarından biridir. Çoğu araştırmacı, yıllar süren laboratuvar mesailerinin, hipotezlerinin ve elde ettikleri verilerin daha geniş bir bilimsel toplulukla paylaşılmasından büyük heyecan duyar. Ancak son yıllarda bu kutlama anlarının ardında giderek büyüyen karanlık bir tablo yatıyor: Sayısı hızla artan geri çekilmiş (retracted) makaleler.
İster masum bir metodolojik hata isterse açık bir bilimsel sahtekarlık (veri uydurma, intihal) olsun, kusurlu çalışmaların ifşa edilmesi akademik literatürün temiz kalması için hayati önem taşıyor. 2015 yılında tüm araştırma alanlarındaki geri çekilen makaleleri izlemek için kurulan Retraction Watch veri tabanı, bugün 64.000’den fazla makaleyi barındırıyor. Veriler, geri çekme vakalarının zaman içinde istikrarlı bir şekilde arttığını gösteriyor. Ancak uzmanlara göre bu trend, bilimin çöküşünden ziyade sorunları tespit etme refleksimizin güçlenmesiyle de ilgili olabilir.
Kariyerine kanser araştırmacısı olarak başlayan, günümüzde ise bilimsel literatür dedektifliğine soyunan Sidney Üniversitesi’nden Dr. Jennifer Byrne, kendi alanındaki şüpheli makaleleri incelediğinde çarpıcı bir gerçekle yüzleşti. Tamamen farklı kurum ve yazarlardan geldiği iddia edilen birçok makale, inanılmaz derecede benzer bir yapıya sahipti ve aynı genin farklı kanser türlerindeki rolünü abartılı bir şekilde övüyordu. Dr. Byrne ve ekibi, bugün var olmayan hücre hattı (cell line) modellerine atıfta bulunan çalışmalara odaklanarak bu tür yayınların bilimsel ilerlemeye verdiği zararı araştırıyor.
“Bu tür çalışmaların en büyük zararı, dürüst araştırmacıların zamanını ve kıt laboratuvar kaynaklarını gasp etmeleridir. Dürüstçe yapılmamış bir deneyi yeniden üretmeye (reprodüksiyon) çalışmak sadece imkansız değil, aynı zamanda ciddi bir bütçe israfıdır.”
Retraction Watch’un kurucu ortağı Ivan Oransky ise artan ifşa oranlarına farklı bir perspektiften bakıyor. Oransky’ye göre bu artış kesinlikle olumlu bir gelişme ve tıp dünyasındaki kanser tarama testlerine benziyor: “Eğer tarama yapmazsanız, hastalığın nadir olduğunu sanırsınız. Günümüzde dijital veri tabanları ve metin/görüntü doğrulama araçları sayesinde literatürü çok daha etkin bir şekilde ‘tarayabiliyoruz’.”
Verilere göre geri çekilen sağlık bilimleri ve temel yaşam bilimleri (HSC & BLS) makalelerinin geri çekilme nedenlerinin %60’ını etik ihlaller, intihal ve veri fabrikasyonu oluşturuyor. Ancak sorunun kökeninde yatan daha büyük bir tehlike var: Makale Fabrikaları (Paper Mills).
Akademisyenleri bu tür yasa dışı yollara iten ana faktör, akademideki terfi ve fon bulma süreçlerine hakim olan “yayınla ya da yok ol (publish-or-perish)” psikolojisi. Exeter Üniversitesi’nden immünolog ve bibliyometri araştırmacısı Mark Hanson, niceliği ödüllendiren bu teşvik sisteminin insanları etik dışı yollara ittiğini savunuyor. Bilimsel makale sayısındaki patlama, yayıncıları ve hakemleri boğmuş durumda. Öyle ki, 2020 yılında PubMed’e eklenen biyomedikal makale sayısı yıllık 1,5 milyonu aştı.
Üretken yapay zekanın (Generative AI) devreye girmesiyle birlikte makale fabrikalarının üretim kapasitesi eşi benzeri görülmemiş bir boyuta ulaştı. Oransky, mevcut durumu şu çarpıcı benzetmeyle özetliyor:
“Yayınlama baskısı çıra ise, makale fabrikaları benzindir. Yapay zeka bu denkleme bir hızlandırıcı olarak girdi ve şu an karşımızda durdurulup durdurulamayacağı belli olmayan, devasa ve kontrolden çıkmış bir yangın var.”
Sektör uzmanları, bilimsel güvenilirliği yeniden tesis etmek için makale peşinde koşmaktan (retraction) ziyade sistemin kendisini onarmak gerektiği konusunda hemfikir. Hanson, sadece sahte makaleleri avlamanın “Everest Dağı büyüklüğündeki bir tepede köstebek vurmaca (whack-a-mole) oynamaya” benzediğini belirtiyor.
Kalıcı bir çözüm için öne çıkan öneriler şunlar:
Sonuç olarak, bilim dünyası eğer kendisine duyulan güveni korumak istiyorsa, laboratuvarda üretilen gerçek değer ile kağıt üzerinde üretilen metrikler arasındaki uçurumu bir an önce kapatmak zorundadır.
Tüm Hakları Saklıdır @ 2025 - Tasarım ve Yazılım: brain.work