ABD’nin Vize Ambargosu Bilim Dünyasında Deprem Yaratıyor

26 Mayıs 2026
4 dk dk okuma süresi
ABD’nin Vize Ambargosu Bilim Dünyasında Deprem Yaratıyor

ABD’nin Katı Göçmenlik Politikaları İnovasyon Ekosistemini Vuruyor

Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin 39 ülkenin vatandaşlarına yönelik başlattığı ve kesintisiz olarak beşinci ayına giren vize başvurularını dondurma kararı, küresel bilim camiasında derin fay hatları oluşturmaya devam ediyor. Özellikle biyomedikal, yapay zeka ve ileri teknoloji alanlarında çalışan yabancı uyruklu bilim insanları için bu durum, yalnızca idari bir gecikme değil; kariyerlerin, dev bütçeli araştırmaların ve hayatların askıya alındığı bir bürokratik araf anlamına geliyor. Bu göçmenlik çıkmazı, Amerika’nın bilimsel yeteneklere ‘artık burada istenmiyorsunuz’ mesajı vermesiyle kalmıyor, aynı zamanda araştırmacıların ülkelerindeki jeopolitik krizler ve savaşlarla birleştiğinde devasa bir psikolojik yıkıma dönüşüyor.

Vize Çıkmazı ve Sistematik İzolasyon

Amerika’daki yabancı araştırmacıların yaşadığı izolasyon yeni bir olgu olmamakla birlikte, mevcut kısıtlamalar bu durumu daha önce görülmemiş bir ölçeğe taşımış durumda. Örneğin, yüksek lisans veya doktora eğitimi için ABD’ye giden pek çok araştırmacı, geçmişte yalnızca üç ay geçerli tek girişli vizelerle (single-entry visa) eğitimlerini sürdürmek zorundaydı. Bu sistem, araştırmacıların ABD’de yasal olarak kalmasına izin verirken, ülkeden çıkış yapmaları halinde geri dönüşlerini belirsiz bir zaman çizelgesine mahkum ediyordu. Günümüzde uygulanan dondurma kararları ise bu pratik ayrılığı, binlerce öğrenci ve bilim insanı için hukuki ve mesleki bir felce dönüştürüyor.

Rakamların Arkasındaki İnsan Maliyeti

Nisan ayında ABD’deki yabancı uyruklu (özellikle İranlı) öğrenciler, bilim insanları ve klinisyenler arasında yapılan bağımsız bir anket çalışması, krizin boyutlarını gözler önüne seriyor. Katılımcıların dörtte üçünden fazlası halihazırda ABD içinde kritik projelerde çalışıyor, eğitim alıyor ve Amerikan ekonomisine doğrudan katkı sağlıyor. Geriye kalan dörtte birlik kesim ise, kabul aldıkları prestijli pozisyonlara başlamak üzere sınır dışında mahsur kalmış durumda.

Araştırmadan elde edilen çarpıcı bulgular ve yaşatılan insan maliyeti şu şekilde özetleniyor:

  • Katılımcıların %60’ı, ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS) nezdindeki dosyalarının tamamen durdurulduğunu veya dondurulduğunu bildiriyor.
  • Dörtte üçü ciddi zihinsel ve duygusal baskı altında olduğunu ifade ediyor.
  • Katılımcıların üçte ikisi, işlerini veya işverenlerinin kendileri için yatırım yaptığı pozisyonları kaybetme riskiyle karşı karşıya.
  • Her beş araştırmacıdan biri, eşleri ve çocuklarıyla bir araya gelemeyerek aile ayrılığı yaşıyor.

“Kağıt üzerinde basit bir teknik detay veya ‘güvenlik prosedürü’ gibi görünen uygulamalar, pratikte bilim insanlarının laboratuvarlardan koparılması ve zorunlu ayrılık anlamına geliyor.”

Yapay Zeka ve Kanser Araştırmalarına Büyük Darbe

Vize krizinin en acı tarafı ise, kaybedilen yeteneklerin tam da dünyanın en çok ihtiyaç duyduğu sorunlara çözüm arayan isimler olması. İşte krizin yarattığı somut yıkımlardan sadece birkaçı:

San Francisco’da yapay zeka (AI) tabanlı kanser terapötikleri tasarımı üzerine çalışan bir biyoteknoloji araştırmacısı, USCIS’in aylar önce yapılan İsteğe Bağlı Pratik Eğitim (OPT) başvurusunu zamanında sonuçlandırmaması nedeniyle işinden çıkarıldı. Çalıştığı kurum, bu kesintinin projeye yaklaşık 500.000 dolar zarar verdiğini tahmin ediyor. Genç bilim insanı şu an kişisel birikimlerini tüketiyor ve aylar içinde evsiz kalma riskiyle yüzleşiyor.

Benzer şekilde, en iyi bilgisayar bilimleri programlarından birinde doktora yapmış bir hesaplamalı biyolog, elit bir üniversiteden prestijli bir burs kazanmasına rağmen aylardır gelirsiz. Hem OPT hem de ABD’nin ulusal çıkarlarına hizmet edenlere ayrılan EB-2 NIW (Ulusal Çıkar Muafiyeti) başvuruları, ek ücret ödenerek hızlandırılmış işlem (premium processing) talep edilmesine rağmen sonuçsuz bırakıldı.

Georgetown Üniversitesi’nde dördüncü yılını dolduran bir kanser epidemiyoloğu ise J-1 vizesinin beş yıllık sınırına yaklaştığı ve statü değişikliği işlemleri dondurulduğu için ülkeyi terk etmek zorunda kalabilir.

Yapısal Hasar ve Küresel Yetenek Savaşlarında Yeni Rotalar

Mevcut kriz, üç temel yapısal sorunu ortaya çıkarıyor:

  1. Güvenli Bir Yol Yok: Tüm vize rotaları etkilenmiş durumda. Kategori değiştirmeye çalışan araştırmacılar, tüm alternatif kapıların kapalı olduğunu görüyor.
  2. En Üretken Kesim Cezalandırılıyor: Mağdur olan bireyler; onaylanmış dilekçeleri, aktif araştırma bütçeleri, rekabetçi bursları ve klinik görevleri olan, Amerikan hükümetinin bizzat ‘olağanüstü yetenek’ olarak tanımladığı kişiler.
  3. Hasar Zamanla Katlanıyor: Geciken bir OPT başvurusu iş kaybına; iş kaybı gelir kaybına; gelir kaybı barınma krizine; dondurulmuş bir yeşil kart (Green Card) süresi dolan bir vizeye ve nihayetinde zorunlu sınır dışı edilmeye dönüşüyor.

Rakipler Fırsatı Değerlendiriyor: Kanada ve Çin Sahnede

Bu tablo yalnızca bireylerin değil, dev Amerikan araştırma kurumlarının da kaybı anlamına geliyor. ABD bu yeteneklere kapılarını kapatırken, küresel rakipler boş durmuyor. Kanada, yabancı bilim insanlarını ülkeye çekmek için 1,2 milyar dolarlık devasa bir paket başlattı. Çin ise özellikle uluslararası STEM (Fen, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) mezunlarına yönelik özel vize programlarını devreye soktu. Yetenekler, ABD vizesi reddedildiğinde buharlaşmıyor; sadece kanser tespiti, ilaç keşfi ve yapay zeka altyapısı gibi stratejik projelerini alıp rakiplere taşıyor.

Sektör İçin Eylem Çağrısı

Üniversite liderlerinin, bilimsel dernek başkanlarının ve araştırma kurumlarının bu durumu sadece izlemekle yetinmemesi gerekiyor. Laboratuvarların ve klinik programların neyi kaybetmek üzere olduğu kongre heyetlerine net bir şekilde anlatılmalı, ‘olağanüstü yetenek’ ve ‘ulusal çıkar’ kategorilerindeki başvurular derhal işleme alınmalıdır. Unutulmamalıdır ki; bilime ve bilim insanına kapatılan kapılar, aslında bir ülkenin kendi geleceğine vurduğu en büyük kilitlerden biridir.

Editör Yorumu!

ABD'deki bu göçmenlik ve vize krizini Türkiye laboratuvar ve bilim sektörü açısından iki yönlü okumak gerekiyor. Birincisi, Türk araştırmacıların ve akademisyenlerin de uluslararası arenada benzer bürokratik engellere takılma riski her zaman mevcut; bu durum, kurumlarımızın yurt dışındaki yeteneklerimize hukuki ve diplomatik destek mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiğini gösteriyor. İkincisi ve çok daha kritik olanı ise bu kriz, Türkiye için tarihi bir 'Beyin Kazanımı' (Brain Gain) fırsatı yaratıyor. ABD'nin kapı dışarı ettiği, yapay zeka, biyoteknoloji ve onkoloji gibi Türkiye'nin de stratejik öncelikleri arasında olan alanlarda çalışan üst düzey araştırmacılar için TÜBİTAK 2232 Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı gibi teşvikler acilen yeniden kurgulanmalı ve agresif bir tanıtım kampanyasıyla bu yetenekler Türkiye'deki teknokentlere ve araştırma laboratuvarlarına çekilmelidir. Kanada ve Çin'in milyar dolarlık fonlarla yaptığı yetenek avcılığında, Türkiye'nin kendi biyoteknoloji ekosistemini güçlendirmek adına bu pastadan pay alması elzemdir.

Bu kararlar özellikle yapay zeka (AI), biyomedikal, onkoloji, hesaplamalı biyoloji ve bilgisayar bilimleri gibi yüksek teknoloji gerektiren alanlarda çalışan araştırmacıları doğrudan ve en olumsuz şekilde etkilemiştir.

Araştırmacılar, İsteğe Bağlı Pratik Eğitim (OPT) veya Ulusal Çıkar Muafiyeti (EB-2 NIW) başvurularının dondurulması nedeniyle projelerinin iptal edilmesi, işten çıkarılma, maaş kesintisi, barınma krizi ve aile bireylerinden zorunlu ayrılık gibi ağır mesleki ve psikolojik sorunlar yaşamaktadır.

ABD kapılarını kapatırken, Kanada 1,2 milyar dolarlık teşvik paketi açmakta, Çin ise uluslararası STEM mezunları için özel vize rotaları oluşturmaktadır. Ayrıca, Türkiye gibi gelişmekte olan biyoteknoloji ekosistemleri için bu durum, 'Beyin Kazanımı' (Brain Gain) odaklı teşviklerle yeni fırsatlar doğurmaktadır.

Bülten Aboneliği

Sosyal Medyada Paylaşın

LabHaber

Tüm Hakları Saklıdır @ 2025 - Tasarım ve Yazılım: brain.work

labhaber, laboratuvar, analiz, biyoteknoloji ve test alanlarında faaliyet gösteren profesyoneller için hazırlanmış bağımsız bir sektörel haber platformudur.