
Bilgisayar bilimi dünyası, benzeri görülmemiş bir akademik manipülasyon skandalıyla çalkalanıyor. Çin’deki Zhejiang A&F Üniversitesi’nde görevli Profesör Thippa Reddy Gadekallu, 75 gibi inanılmaz bir h-indeksi (h-index) skoruna ulaşarak dünyanın en çok atıf alan araştırmacıları arasına girdi. Ancak bu baş döndürücü akademik tırmanışın ardındaki yöntemler, bilimsel yayıncılığın en büyük krizlerinden birini gün yüzüne çıkardı. Sadece on yıldan kısa bir süre içinde akademik belirsizlikten zirveye yerleşen Gadekallu’nun başarısının sırrı, çığır açan keşifler değil; dünya çapına yayılmış, birbirlerine şüpheli şekillerde atıf yapan organize bir meslektaş ağıydı.
Durum o kadar uç boyutlara ulaştı ki, bazı yıllarda Gadekallu’nun aldığı atıf sayısı, yapay zeka alanının öncülerinden ve Google Akademik’te bir numaralı bilgisayar bilimcisi olan Yoshua Bengio’yu bile geride bıraktı. Retraction Watch tarafından yürütülen derinlemesine araştırmalar, Gadekallu’nun editörlüğünü yaptığı makalelerde bir ‘hakem ağının’ sistematik olarak kendi çalışmalarına atıf yapılmasını dayattığını ortaya koydu.
“Dostum, bu kelimenin tam anlamıyla çılgınca. Bu rakamlar kesinlikle son derece şüpheli.” – Vincent Larivière, Montreal Üniversitesi Bilgi Bilimcisi
Bilim dünyasında bir araştırmacının etkisini ölçmek için en yaygın kullanılan metrik olan h-indeksi, makale sayısı ve bu makalelerin aldığı atıf oranlarına dayanır. Bu sistemde her yeni puan artışı, matematiksel olarak bir öncekinden çok daha zordur. John Ioannidis gibi olağanüstü üretken araştırmacılar bile kariyerleri boyunca en fazla 16 puanlık tek yıllık sıçramalar yaşarken, Gadekallu’nun verileri fizik kurallarına meydan okuyor.
Metrikleri inceleyen uzman David Robert Grimes’ın bulgularına göre, Gadekallu’nun h-indeksi 2019 yılında 10’dan 27’ye çıkarak bir yılda tam 17 puan fırladı. Ertesi yıl 23 puanlık bir artış daha yaşandı ve onu 19 puanlık bir başka sıçrama izledi. Grimes durumu şöyle özetliyor:
“Ioannidis’in kariyer rekorunu egale etmek, Usain Bolt’un 100 metre süresine yetişmek gibidir. Bu başarıyı üst üste üç kez tekrarlamak mı? Ya karşınızda tarihin gördüğü en istisnai dahi var, ya da arka planda bambaşka işler dönüyor.”
Organize atıf kartellerinin nasıl çalıştığını anlamak için Tayvan’daki Taipei Tıp Üniversitesi’nden biyomedikal mühendisi Hung-Wen Chiu’nun yaşadıklarına bakmak yeterli. Nisan 2021’de Chiu, farklı tıbbi cihazlardan elde edilen anatomik görüntüleri yapay zeka ile sınıflandıran yenilikçi bir makaleyi ünlü PLOS One dergisine sundu. Makale, editör olarak atanan Gadekallu’nun masasına düştü ve o da makaleyi kendi ağına bağlı iki hakeme yönlendirdi.
Haftalar sonra gelen hakem raporları son derece kısa ve yüzeyseldi. Birinci hakem sadece “Mevcut çalışmanın sınırlarını tartışın” derken, ikinci hakem “Tüm makalede yazım hataları var” notunu düşmüştü. Ancak hakemlerin olağanüstü derecede hassas ve net oldukları tek bir konu vardı: Atıflar.
Tıp görüntülemesiyle yakından uzaktan ilgisi olmayan, sadece uzun tanımlamalardan ibaret bu makaleleri eklemek zorunda bırakılan Chiu, durumu “uygunsuz bir zorbalık” olarak nitelendirdi. İstenen atıfların eklenmesinden sadece beş gün sonra makale Gadekallu tarafından jet hızıyla kabul edildi.
Bu vaka münferit bir olay değildi. Sevilla Üniversitesi’nden ekonomist Maria de los Ángeles Oviedo-García’nın incelemelerine göre, Gadekallu’nun kontrolündeki hakemler, halka açık raporların 35’inde Gadekallu’nun eserlerine, 79 farklı olayda ise ortak yazarlarının eserlerine zorunlu atıf talep etmişti. Web of Science verilerine göre en az 949 makalede hakemlik yapan Gadekallu’nun gizli kalan manipülasyonlarının boyutu tam olarak bilinmiyor.
Gadekallu’nun inşa ettiği 1000’den fazla ortak yazarlı küresel ağ, bilimsel literatürü düşük kaliteli “derleme” (survey) makaleleri ve anlamsız “işkence görmüş ifadeler” (tortured phrases) ile doldurdu. Bu ağın en çarpıcı üyelerinden biri olan Kanada’daki Brandon Üniversitesi’nden Gautam Srivastava, Gadekallu ile yayınladığı 68 makale sayesinde h-indeksini 2018’deki 9 seviyesinden bugün 74’e fırlattı. Srivastava’nın editörlüğünü yaptığı “Computational Intelligence and Neuroscience” dergisindeki bir özel sayıda tam 122 makale; “uygunsuz atıflar” ve “hakem değerlendirme manipülasyonu” gerekçeleriyle topluca geri çekildi (retracted).
Gadekallu her türlü koordinasyon ve baskı iddialarını kesin bir dille reddetse de, Ekim 2024’te PLOS One yayın kurulu üyeliğinden ihraç edildi ve kendisiyle bağlantılı birçok makale bilimsel literatürden silindi.
Yıllar boyunca hakemlerin kendi makalelerine nazikçe atıf istemesi tolere edilen bir durumken, günümüzde onlarca katılımcının birbirlerinin metriklerini yapay olarak şişirdiği organize “atıf çeteleri” bilimsel güvenilirliğe doğrudan bir saldırıya dönüşmüş durumda. Bu sahte ekosistem, şüpheli veriler ve sahte hakem raporlarıyla gerçek bilim insanlarının emeğini gölgeliyor. H-indeksi gibi metriklerin mutlak başarı kriteri olarak görülmeye devam etmesi, bu tür manipülasyonları daha da cazip hale getiren en büyük yapısal sorun olarak karşımızda duruyor.
Tüm Hakları Saklıdır @ 2025 - Tasarım ve Yazılım: brain.work