Bilim Dünyasını Sarsan Atıf Skandalı: H-İndeksi Efsanesi Çöküyor mu?

13 Haziran 2026
4 dk dk okuma süresi
Bilim Dünyasını Sarsan Atıf Skandalı: H-İndeksi Efsanesi Çöküyor mu?

Akademik Başarının Karanlık Yüzü: Atıf Kartelleri

Bilgisayar bilimi dünyası, benzeri görülmemiş bir akademik manipülasyon skandalıyla çalkalanıyor. Çin’deki Zhejiang A&F Üniversitesi’nde görevli Profesör Thippa Reddy Gadekallu, 75 gibi inanılmaz bir h-indeksi (h-index) skoruna ulaşarak dünyanın en çok atıf alan araştırmacıları arasına girdi. Ancak bu baş döndürücü akademik tırmanışın ardındaki yöntemler, bilimsel yayıncılığın en büyük krizlerinden birini gün yüzüne çıkardı. Sadece on yıldan kısa bir süre içinde akademik belirsizlikten zirveye yerleşen Gadekallu’nun başarısının sırrı, çığır açan keşifler değil; dünya çapına yayılmış, birbirlerine şüpheli şekillerde atıf yapan organize bir meslektaş ağıydı.

Durum o kadar uç boyutlara ulaştı ki, bazı yıllarda Gadekallu’nun aldığı atıf sayısı, yapay zeka alanının öncülerinden ve Google Akademik’te bir numaralı bilgisayar bilimcisi olan Yoshua Bengio’yu bile geride bıraktı. Retraction Watch tarafından yürütülen derinlemesine araştırmalar, Gadekallu’nun editörlüğünü yaptığı makalelerde bir ‘hakem ağının’ sistematik olarak kendi çalışmalarına atıf yapılmasını dayattığını ortaya koydu.

“Dostum, bu kelimenin tam anlamıyla çılgınca. Bu rakamlar kesinlikle son derece şüpheli.” – Vincent Larivière, Montreal Üniversitesi Bilgi Bilimcisi

Usain Bolt Hızında Akademik Yükseliş Mümkün mü?

Bilim dünyasında bir araştırmacının etkisini ölçmek için en yaygın kullanılan metrik olan h-indeksi, makale sayısı ve bu makalelerin aldığı atıf oranlarına dayanır. Bu sistemde her yeni puan artışı, matematiksel olarak bir öncekinden çok daha zordur. John Ioannidis gibi olağanüstü üretken araştırmacılar bile kariyerleri boyunca en fazla 16 puanlık tek yıllık sıçramalar yaşarken, Gadekallu’nun verileri fizik kurallarına meydan okuyor.

Metrikleri inceleyen uzman David Robert Grimes’ın bulgularına göre, Gadekallu’nun h-indeksi 2019 yılında 10’dan 27’ye çıkarak bir yılda tam 17 puan fırladı. Ertesi yıl 23 puanlık bir artış daha yaşandı ve onu 19 puanlık bir başka sıçrama izledi. Grimes durumu şöyle özetliyor:

“Ioannidis’in kariyer rekorunu egale etmek, Usain Bolt’un 100 metre süresine yetişmek gibidir. Bu başarıyı üst üste üç kez tekrarlamak mı? Ya karşınızda tarihin gördüğü en istisnai dahi var, ya da arka planda bambaşka işler dönüyor.”

Hakemlik Sürecinin Silah Olarak Kullanılması

Organize atıf kartellerinin nasıl çalıştığını anlamak için Tayvan’daki Taipei Tıp Üniversitesi’nden biyomedikal mühendisi Hung-Wen Chiu’nun yaşadıklarına bakmak yeterli. Nisan 2021’de Chiu, farklı tıbbi cihazlardan elde edilen anatomik görüntüleri yapay zeka ile sınıflandıran yenilikçi bir makaleyi ünlü PLOS One dergisine sundu. Makale, editör olarak atanan Gadekallu’nun masasına düştü ve o da makaleyi kendi ağına bağlı iki hakeme yönlendirdi.

Haftalar sonra gelen hakem raporları son derece kısa ve yüzeyseldi. Birinci hakem sadece “Mevcut çalışmanın sınırlarını tartışın” derken, ikinci hakem “Tüm makalede yazım hataları var” notunu düşmüştü. Ancak hakemlerin olağanüstü derecede hassas ve net oldukları tek bir konu vardı: Atıflar.

  • Her iki hakem de makaleye Gadekallu’nun kendi makalelerinden ikisinin eklenmesini şart koştu.
  • Ayrıca Gadekallu’nun bir işbirlikçisine ait iki makalenin daha kaynakçaya eklenmesi istendi.
  • Hatta hakemlerden biri doğrudan bir Google Akademik profilinin linkini vererek, “Bu profili ziyaret edin ve ilgili makalelere atıfta bulunun” talimatını verdi.

Tıp görüntülemesiyle yakından uzaktan ilgisi olmayan, sadece uzun tanımlamalardan ibaret bu makaleleri eklemek zorunda bırakılan Chiu, durumu “uygunsuz bir zorbalık” olarak nitelendirdi. İstenen atıfların eklenmesinden sadece beş gün sonra makale Gadekallu tarafından jet hızıyla kabul edildi.

Özel Sayılar ve Toplu “Geri Çekme” (Retraction) Depremi

Bu vaka münferit bir olay değildi. Sevilla Üniversitesi’nden ekonomist Maria de los Ángeles Oviedo-García’nın incelemelerine göre, Gadekallu’nun kontrolündeki hakemler, halka açık raporların 35’inde Gadekallu’nun eserlerine, 79 farklı olayda ise ortak yazarlarının eserlerine zorunlu atıf talep etmişti. Web of Science verilerine göre en az 949 makalede hakemlik yapan Gadekallu’nun gizli kalan manipülasyonlarının boyutu tam olarak bilinmiyor.

Gadekallu’nun inşa ettiği 1000’den fazla ortak yazarlı küresel ağ, bilimsel literatürü düşük kaliteli “derleme” (survey) makaleleri ve anlamsız “işkence görmüş ifadeler” (tortured phrases) ile doldurdu. Bu ağın en çarpıcı üyelerinden biri olan Kanada’daki Brandon Üniversitesi’nden Gautam Srivastava, Gadekallu ile yayınladığı 68 makale sayesinde h-indeksini 2018’deki 9 seviyesinden bugün 74’e fırlattı. Srivastava’nın editörlüğünü yaptığı “Computational Intelligence and Neuroscience” dergisindeki bir özel sayıda tam 122 makale; “uygunsuz atıflar” ve “hakem değerlendirme manipülasyonu” gerekçeleriyle topluca geri çekildi (retracted).

Gadekallu her türlü koordinasyon ve baskı iddialarını kesin bir dille reddetse de, Ekim 2024’te PLOS One yayın kurulu üyeliğinden ihraç edildi ve kendisiyle bağlantılı birçok makale bilimsel literatürden silindi.

Niceliğe Karşı Nitelik: Bilimin Geleceği Tehlikede

Yıllar boyunca hakemlerin kendi makalelerine nazikçe atıf istemesi tolere edilen bir durumken, günümüzde onlarca katılımcının birbirlerinin metriklerini yapay olarak şişirdiği organize “atıf çeteleri” bilimsel güvenilirliğe doğrudan bir saldırıya dönüşmüş durumda. Bu sahte ekosistem, şüpheli veriler ve sahte hakem raporlarıyla gerçek bilim insanlarının emeğini gölgeliyor. H-indeksi gibi metriklerin mutlak başarı kriteri olarak görülmeye devam etmesi, bu tür manipülasyonları daha da cazip hale getiren en büyük yapısal sorun olarak karşımızda duruyor.

Editör Yorumu!

Bu uluslararası skandal, Türkiye'deki akademik teşvik ve terfi ekosistemi için hayati bir uyarı niteliği taşıyor. Ülkemizde Doçentlik başvurularında (ÜAK kriterleri), akademik teşvik ödeneklerinde ve TÜBİTAK proje değerlendirmelerinde atıf sayıları ve h-indeksi en belirleyici 'nicel' metrikler arasında yer alıyor. Türk akademisyenlerin uluslararası dergilerde yaşadıkları hakem baskıları ve 'makalenin kabulü için atıf şartı' gibi etik dışı teklifler, aslında bu tür küresel kartellerin bir uzantısı. YÖK ve üniversitelerimizin, araştırmacıları değerlendirirken salt 'sayısal' verilere (kaç atıf aldı, Q1 dergide kaç yayın yaptı) odaklanmak yerine, araştırmanın sektörel, toplumsal ve bilimsel 'niteliğine' odaklanan yeni değerlendirme komiteleri kurması şarttır. Aksi takdirde, metrikleri manipüle edilmiş bu tür sözde 'başarılı' akademisyen modelleri, dürüst çalışan Türk bilim insanlarının önünü tıkayacak ve ulusal araştırma bütçelerimizin yanlış yerlere kanalize edilmesine yol açacaktır. Türk laboratuvar ve klinik araştırma sektörünün, işbirliği yapacağı uluslararası danışmanların h-indeksinden ziyade, literatürdeki 'gerçek' karşılıklarını (geri çekilmiş makaleleri olup olmadığını) mutlaka PubPeer ve Retraction Watch gibi platformlardan çapraz kontrole tabi tutması gerekmektedir.

Atıf kartelleri, araştırmacıların birbirlerinin çalışmalarına organize bir şekilde atıf yaparak h-indeksi gibi akademik metriklerini yapay olarak şişirdiği küresel ağlardır. Genellikle editör ve hakem rollerinin kötüye kullanılmasıyla, makalelerini yayınlamak isteyen bağımsız araştırmacılara 'atıf yapma zorunluluğu' dayatılarak işlerler.

Bir dergide yayınlanan makalelerin; uygunsuz atıf, sahte hakem raporları ve değerlendirme manipülasyonu gibi etik ihlaller tespit edildiğinde bilimsel literatürden topluca silinmesi işlemidir. Habere konu olan skandalda, bir derginin özel sayısındaki tam 122 makale bu gerekçelerle geri çekilmiştir.

Türkiye'de Doçentlik ve akademik teşvik başvurularında sadece sayısal verilere (salt atıf sayısı, Q1 dergi yayını vb.) dayalı değerlendirme yapılması risklidir. Bunun yerine araştırmanın sektörel ve toplumsal niteliğine odaklanan komiteler kurulmalı; adayların literatürdeki gerçek karşılıkları PubPeer ve Retraction Watch gibi güvenilirlik platformları üzerinden çapraz kontrole tabi tutulmalıdır.

Bülten Aboneliği

Sosyal Medyada Paylaşın

LabHaber

Tüm Hakları Saklıdır @ 2025 - Tasarım ve Yazılım: brain.work

labhaber, laboratuvar, analiz, biyoteknoloji ve test alanlarında faaliyet gösteren profesyoneller için hazırlanmış bağımsız bir sektörel haber platformudur.