
Avrupa sinirbilim araştırmalarının geleceği, benzeri görülmemiş bir inisiyatifle yeniden şekilleniyor. 2019 yılında Avrupa’nın amiral gemisi nörobilim altyapısı olarak hayata geçirilen ve temel sinirbilim araştırmaları için devasa veri kaynakları sunan EBRAINS, önümüzdeki on yılın haritasını çıkarmak üzere küresel çapta bir sempozyuma ev sahipliği yaptı. Bu buluşma, sadece akademik bir toplantı olmaktan öte, nöroteknoloji dünyasının fonlama, veri paylaşımı ve klinik çeviri (clinical translation) stratejilerini masaya yatırdığı tarihi bir dönüm noktası oldu.
Toplantı öncesinde EBRAINS yönetimi, küresel sinirbilim camiasına açık bir çağrı yaparak, altyapının önceliklendirmesi gereken projeler için teklifler sunmalarını istedi. İki gün süren yoğun tartışmalar boyunca uzmanlar, beş stratejik tema etrafında şekillenen tam 139 farklı öneriyi değerlendirdi. Gündemin ana maddeleri arasında platformun finansal sürdürülebilirliği, farklı araç kitlerinin daha iyi entegre edilmesi ve toplum sağlığına yönelik faydanın maksimize edilmesi yer aldı.
EBRAINS Baş Bilim Sorumlusu Viktor Jirsa, uygulanan bu kitle kaynaklı yaklaşımın önemini şu sözlerle vurguladı: “Bu, sinirbilim alanında daha önce eşi benzeri görülmemiş, tamamen yeni bir deneme.”
EBRAINS’in merkeziyetsiz ve kapsayıcı yaklaşımı, selefi olan İnsan Beyni Projesi’nin (Human Brain Project – HBP) yukarıdan aşağıya (top-down) ilerleyen yönetim modeliyle keskin bir tezat oluşturuyor. 2013 yılında, insan beyninin tamamını simüle etmek gibi oldukça iddialı bir hedefle yola çıkan 10 yıllık HBP, harcanan 600 milyon Euro’luk bütçesine rağmen beklentileri tam anlamıyla karşılayamamıştı.
HBP’den farklı olarak EBRAINS, tek ve ulaşılması zor bir hedef belirlemek yerine, mevcut kaynakları geniş sinirbilim camiasının erişimine açmayı önceliklendiriyor. EBRAINS Eş-CEO’su ve eski HBP Bilimsel Araştırma Direktörü Katrin Amunts, platformun HBP’nin ürettiği verileri koruyup geleceğe taşımak üzere tasarlandığını belirtirken ekliyor: “Her altyapının, yaşayan bir mekanizma olması gerekir.”
Ancak bütçe gerçekleri bu yeni dönemin en büyük zorluklarından biri. Haziran ayında EBRAINS proje liderleri, Avrupa Komisyonu’ndan 32 milyon Euro’luk bir fon talebinde bulunacak. HBP’ye kıyasla oldukça mütevazı olan bu bütçenin her şeyi kapsayamayacağı aşikar. Bu nedenle proje, Avrupa genelindeki ulusal fonlara, küresel destek şemalarına ve hatta ABD, Japonya ile Çin’deki benzer programlarla ortaklıklara göz dikmiş durumda.
Mütevazı bütçesine rağmen EBRAINS’in hedefleri son derece vizyoner. Sistem; beyin atlaslarından çok ölçekli medikal veri setlerine, dijital ikizlerden (digital twins) openMINDS adlı meta-veri çerçevesine, yüksek performanslı ve nöromorfik bilgi işlemden topluluk inşasına kadar sekiz temel “çalışma paketine” bölünmüş durumda.
Platformun sunduğu en büyük avantajlardan biri, araştırmacılara insan, makak, marmoset, fare ve sıçan beyinlerini içeren zengin atlaslara tek bir noktadan erişim imkanı tanıması. Platform şu anda 280’den fazla analiz aracı ve yazılım paketine ev sahipliği yapıyor. Bunlar arasında öne çıkanlar şunlar:
Macquarie Üniversitesi’nden Bütünleştirici Sinirbilimci Simon McMullan gibi uzmanlar, EBRAINS’in “tek durak noktası” (one-stop shop) olma potansiyeline inansalar da, farklı veri standartlarını birbiriyle pürüzsüzce konuşturan daha gelişmiş bir kullanıcı arayüzüne ihtiyaç duyulduğunu belirtiyorlar. Tam beyin simülasyonları ile biyokimyasal yaklaşımlar arasında geçiş yapmanın halen kullanıcı tarafında büyük efor gerektirmesi, sistemin çözmesi gereken en acil entegrasyon problemleri arasında.
Sempozyumun en hararetli tartışmalarından biri de EBRAINS’in temel beyin bilimini mi, yoksa endüstriyel ve klinik çeviriyi mi (translational science) önceliklendirmesi gerektiği üzerineydi. Birçok araştırmacı, platformun fonlayıcıların gözündeki değerini artırmak için endüstriyel kullanıma yönelik bir fiyatlandırma stratejisi geliştirilmesi gerektiğini savundu.
EBRAINS Baş Bilim Sorumlusu Jirsa, temel bilim ve klinik çevirinin birbirinden ayrılamayacağını savunarak şu tarihi benzetmeyi yaptı:
“Tartışmalar sırasında bazıları ‘Devasa bir görünürlüğe ve etkiye sahip çok odaklı bir Katedral’e mi ihtiyacımız var, yoksa birçok küçük projeyi destekleyen bir Pazar Yeri’ne (Bazaar) mi?’ diye sordu. Yanıtımız şu oldu: Buna ‘Agora’ diyelim. İkisini de kapsamak zorunda.”
Avrupa sinirbilim sektörü; veri paylaşımının, açık kaynağın ve küresel standartların önemini idrak ettiği bu yeni dönemde, sadece Avrupa için değil, tüm dünya araştırmacıları için bir bilimsel “Agora” inşa etmeye hazırlanıyor.
Tüm Hakları Saklıdır @ 2025 - Tasarım ve Yazılım: brain.work