ABD Bilim Dünyasında Deprem: Fon Kesintileri ve Gelecek Kaygısı Sektörü Kilitledi

21 Aralık 2025
3 dk dk okuma süresi
ABD Bilim Dünyasında Deprem: Fon Kesintileri ve Gelecek Kaygısı Sektörü Kilitledi

2025 yılı, Amerika Birleşik Devletleri bilim ve araştırma camiası için tam anlamıyla bir ‘türbülans yılı’ olarak tarihe geçiyor. Yeni yönetimin radikal kararları, dünyanın en büyük fon sağlayıcılarından biri olan Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) ve Ulusal Bilim Vakfı (NSF) gibi kilit kurumların işleyişini durma noktasına getirdi. Laboratuvarlardan üniversite koridorlarına, klinik araştırmalardan hasta yataklarına kadar uzanan bu kriz, sadece finansal bir kesinti değil, aynı zamanda küresel bilimsel üretim bandında yaşanan devasa bir tıkanıklık olarak değerlendiriliyor.

Federal Kilitlenme: Araştırmacıların Eli Kolu Bağlandı

Trump yönetimi tarafından 22 Ocak itibarıyla yürürlüğe konulan kısıtlamalar, bilimsel sürecin can damarı olan ‘hibe değerlendirme’ (grant review) süreçlerini, dış iletişim kanallarını ve personel alımlarını dondurdu. Bu durum, laboratuvar yöneticileri ve baş araştırmacılar (PI) için tam bir kâbus senaryosu yarattı.

Sektörden gelen haberlere göre, hibe değerlendirmelerinin durdurulması, hayati öneme sahip projelerin statüsünü belirsizliğe sürükledi. Bir araştırmacı bu durumu ‘yıkıcı’ olarak nitelendirirken, bir diğeri yıllardır üzerinde çalıştığı projenin akıbeti hakkında tamamen karanlıkta bırakıldığını ifade etti. Bu belirsizlik sadece laboratuvar tezgahını değil, klinik deneylere katılan hastaları ve kariyerinin henüz başındaki genç bilim insanlarını da doğrudan tehdit ediyor.

Akademik Boru Hattı Kuruyor: Doktora Kabullerinde Frene Basıldı

Krizin belki de en uzun vadeli etkisi, akademik insan kaynağında yaşanıyor. Federal dondurma kararlarından bir aydan kısa bir süre sonra, yönetimin NIH hibelerindeki ‘dolaylı maliyetlere’ (indirect funding) %15’lik bir üst sınır getirme teklifi, üniversiteleri paniğe sürükledi. Tam lisansüstü kabul sezonunun ortasında gelen bu haber, pek çok üniversitenin doktora kabullerini durdurmasına veya kontenjanları ciddi oranda düşürmesine neden oldu.

San Diego California Üniversitesi’nden (UCSD) gelişimsel genetik uzmanı Kimberly Cooper, durumu şu çarpıcı sözlerle özetliyor:

“Eğer lisansüstü eğitim artık federal hükümet tarafından fonlanmıyorsa, biyomedikal endüstrisinin insan kaynağı boru hattı kurumuş demektir. Bu sadece akademiyi değil, geleceğin ilaç ve teknoloji üretimini de vuracak bir domino etkisidir.”

Kanser Araştırmaları ve İnsan Hayatı Riski

Amerikan Kanser Araştırmaları Derneği (AACR) konferansında bilim insanları, fon kesintilerinin laboratuvar duvarlarını aşıp hasta hayatına nasıl dokunduğunu gözler önüne serdi. Özellikle devam eden klinik deneylerin (clinical trials) sekteye uğraması, yeni tedavilere umut bağlayan kanser hastaları için hayati bir risk oluşturuyor.

Cerrahi onkolog ve eski NIH direktörü Dr. Monica Bertagnolli, konunun ciddiyetini şu şekilde vurguladı:

“Her gecikmenin, her iptalin ve kaçırılan her fırsatın arkasında, hayatı bir sonraki keşfimize bağlı olan bir insan var.”

Bilim İnsanlarından Karşı Atak: Verilerle Konuşmak

Mayıs ayı ortası itibarıyla NIH ve NSF’de iptal edilen hibelerin toplam tutarı 1,5 milyar doları aşmış durumda. Bu devasa kayıp karşısında bilim dünyası sessiz kalmadı. Araştırmacılar, bilimin sadece laboratuvar içinde kalmadığını, yerel ve ulusal ekonomiye olan katkısını kanıtlamak için harekete geçti.

  • Görselleştirme İnisiyatifi: Araştırmacılar, vergi mükelleflerinin ve politika yapıcıların konuyu daha iyi anlaması için ‘SciMap’ adında interaktif bir haritalama aracı geliştirdi. Bu araç, kesilen fonların eyalet ve yerel bazda yarattığı ekonomik kaybı somut verilerle ortaya koyuyor.
  • İletişim Kampanyaları: California Üniversitesi, Davis (UC Davis), araştırmaların yerel ekonomiyi nasıl beslediğini anlatan video serileri yayınlayarak kamuoyu desteği toplamayı hedefliyor.

Dayanışma Örneği: Kimyagerler Birliği Devrede

Devlet desteğinin çekilmesiyle oluşan boşluğu doldurmak için meslek örgütleri de inisiyatif almaya başladı. Amerikan Kimya Derneği (ACS), danışmanları federal fonlarını kaybeden ve eğitimlerini tamamlama riskiyle karşı karşıya kalan yüksek lisans ve doktora öğrencileri için 2,5 milyon dolarlık bir acil destek paketi açıkladı. Bu hamle, ‘devletin bıraktığı boşluğu sivil toplumun doldurması’ açısından sektörde büyük takdir topladı.

UCLA ve Kişisel Hikayeler

Los Angeles California Üniversitesi’nde (UCLA) halk sağlığı bilimcisi Patrick Allard, fon kesintilerinin istatistiklerden ibaret olmadığını göstermek için öğrencilerin hikayelerini topladı. İlk nesil üniversite öğrencilerinden, memleketlerine hizmet etmek isteyen genç araştırmacılara kadar pek çok ismin hayalleri, dondurulan fonlarla birlikte buzluğa kaldırılmış durumda. Bu durum, sadece bugünün projelerini değil, yarının bilim liderlerini de kaybetme riski taşıyor.

Editör Yorumu!

Editörün Notu: Türkiye İçin Çıkarılacak Dersler

ABD'de yaşanan bu 'fon krizi', bilimsel araştırmaların finansal sürdürülebilirliği konusunda Türkiye laboratuvar sektörü ve akademi dünyası için de kritik dersler barındırıyor. Küresel bilimin lokomotifi sayılan NIH ve NSF gibi kurumların siyasi kararlarla bir anda işlevsiz hale gelmesi, tek bir kaynağa (devlet fonlarına) bağımlılığın ne kadar riskli olduğunu gösteriyor.

Türkiye'de TÜBİTAK ve TUSEB gibi kurumlarımızın sağladığı destekler hayati öneme sahip olmakla birlikte, ABD örneği bize şunu hatırlatıyor: Fon çeşitliliği şart. Özel sektör iş birlikleri, uluslararası AB projeleri (Horizon Europe gibi) ve vakıf destekleri, laboratuvarların siyasi veya ekonomik dalgalanmalarda hayatta kalabilmesi için birer sigorta niteliğindedir.

Ayrıca, ABD'deki bu belirsizlik ortamı ve doktora kontenjanlarının kapatılması, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerden ABD'ye gitmeyi planlayan parlak beyinlerin rotasını değiştirebilir. Bu kriz, doğru stratejilerle 'tersine beyin göçü' için bir fırsata dönüştürülebilir veya Avrupa merkezli projelere katılımı artırmak için bir motivasyon kaynağı olabilir.

Kesintilerin temel sebebi, Trump yönetiminin 22 Ocak itibarıyla yürürlüğe koyduğu kısıtlamalardır. Bu kararlar, Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) ve Ulusal Bilim Vakfı (NSF) gibi federal ajanslardaki hibe değerlendirme süreçlerini, dış iletişim kanallarını ve personel alımlarını dondurmuştur.

Yönetimin NIH hibelerindeki 'dolaylı maliyetlere' %15'lik bir üst sınır getirme teklifi sonrası, birçok üniversite mali belirsizlik nedeniyle doktora kabullerini durdurmuş veya kontenjanları düşürmüştür. Bu durum, geleceğin bilim insanı kaynağını (insan kaynağı boru hattını) kurutma riski taşımaktadır.

Bilim insanları 'SciMap' gibi araçlarla ekonomik kayıpları görselleştirerek kamuoyu oluşturmaya çalışırken, Amerikan Kimya Derneği (ACS) gibi örgütler, fonunu kaybeden öğrenciler için 2,5 milyon dolarlık acil destek paketi açıklayarak devletin bıraktığı boşluğu doldurmaya çalışmıştır.

Bülten Aboneliği

Sosyal Medyada Paylaşın

LabHaber

Tüm Hakları Saklıdır @ 2025 - Tasarım ve Yazılım: brain.work

labhaber, laboratuvar, analiz, biyoteknoloji ve test alanlarında faaliyet gösteren profesyoneller için hazırlanmış bağımsız bir sektörel haber platformudur.