
Amerika Birleşik Devletleri’nde bilimsel araştırmaların can damarı olan federal fonlama sistemi, benzeri görülmemiş bir politik kuşatma altında. 7 Şubat 2025 Cuma akşamı, Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH), X (eski adıyla Twitter) üzerinden yaptığı ani bir açıklamayla, ABD’deki araştırma kurumlarına sağlanan dolaylı maliyet fonlarında milyarlarca dolarlık kesintiye gidileceğini duyurdu. Bu hamle, sadece bir bütçe düzenlemesi değil, 1940’lardan bu yana bilim dünyası ile federal hükümet arasında var olan zımni sosyal sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilmesi anlamına geliyordu.
“Eğer mecra mesajın kendisiyse, Amerikan bilim ekosistemine verilen mesaj çok açıktı: Artık doğrudan saldırı altındasınız.”
Son 16 aylık süreçte mevcut ABD yönetimi, yürütme organının elindeki tüm yetkileri kullanarak federal bilim fonlama sisteminin işleyişini yavaşlatmak ve nihayetinde durdurmak için adeta “sistemin damarlarına beton döken” stratejiler izledi. Veri erişimlerinin kısıtlanması, köklü danışma kurullarının görevden alınması, devam eden araştırma hibelerinin iptal edilmesi ve yeni projelere politik inceleme (political review) şartı getirilmesi, bu sistematik yıpratma politikasının en belirgin adımları olarak kayıtlara geçti.
Krizin derinleşmesindeki en büyük etkenlerden biri, Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı’nda bilimsel bir uzmanlığı bulunmamasına rağmen geniş yetkilerle donatılan Robert F. Kennedy Jr.’ın hamleleri oldu. Kennedy ve ekibinin hazırladığı, uydurma referanslar barındırdığı iddia edilen tartışmalı raporlar, yönetimin sözde “Altın Standart Bilim” (Gold Standard Science) prensiplerine geçiş yaptığının bir ilanı olarak sunuldu.
İlk aşamadaki bu yıldırım harekâtının (blitzkrieg) önemli bir kısmı federal mahkemeler tarafından iptal edilmiş olsa da, yönetim şimdi aynı müdahaleleri federal kural koyma süreçleri üzerinden tamamen yasal hale getirmeye çalışıyor. Bu stratejinin temelinde, Yönetim ve Bütçe Ofisi (OMB) Direktörü Russ Vought’un mimarlarından olduğu ve seçim döneminde inkar edilmesine rağmen şu an harfiyen uygulanan Project 2025 manifestosu yatıyor.
Bürokratik kulislerde bir süredir konuşulan iddialar, nihayet OMB-2026-0034-0001 koduyla bilinen ve federal hibelerde devasa değişiklikler öngören yeni bir düzenleme teklifi olarak vücut buldu. 412 sayfalık bu kapsamlı taslak, Amerikan bilim camiası tarafından federal fonlar için bir “yok oluş seviyesi olayı” (extinction-level event) olarak tanımlanıyor ve literatüre şimdiden Grantpocalypse (Hibe/Fon Kıyameti) adıyla kazındı.
“Federal Mali Yardımlar İçin Düzenleme” başlığını taşıyan taslağın detayları incelendiğinde, bilimsel bağımsızlığın tamamen ortadan kaldırılmasını hedefleyen şu çarpıcı maddeler öne çıkıyor:
Söz konusu OMB taslağındaki birçok hüküm sadece bilimsel ilerlemeye ket vurmakla kalmıyor, aynı zamanda araştırmalarda kongre tarafından zorunlu kılınan güvenlik ilkeleriyle ve araştırma etiğiyle doğrudan çelişiyor. Örneğin, bilimsel bir altyapısı bulunmayan politik atamaların, onkoloji veya genetik gibi kompleks disiplinlerdeki çok merkezli araştırmaların yönetim önceliklerine uyup uymadığına karar verecek olması büyük bir tezat oluşturuyor.
Daha da vahimi, insan deneklerin kullanıldığı devam eden klinik denemelerin (clinical trials) bir anda, gerekçesiz bir şekilde iptal edilebilmesi ihtimalidir. Bu durum, biyoetikte temel bir yasa olan “Ortak Kural” (Common Rule) prensiplerini alenen ihlal etmekte ve hem araştırmacıları hem de umut bekleyen hastaları geri dönüşü olmayan bir mağduriyete sürükleme riski taşımaktadır.
Şeffaflığı ve hesap verebilirliği artırdığını iddia etmesine rağmen tam tersi bir etki yaratacak olan bu taslağın uygulanmasını durdurmak için hala bir umut var. Tasarı henüz yasalaşmış değil ve 13 Temmuz tarihine kadar kamuoyunun görüşlerine açık kalacak.
Sosyal medya üzerinden şikayet etmek yerine, sistemin yasal boşluklarını kullanan etkili bir direniş stratejisi geliştiriliyor. ABD yasalarına göre, OMB kendisine iletilen orijinal, altı doldurulmuş ve somut kanıtlara dayanan her bir itiraza resmi olarak yanıt vermek zorundadır. Bu nedenle Amerikan bilim ekosistemi tarihin en büyük bürokratik defansını hazırlıyor. Araştırmacılara çağrı yapılıyor: “Her bir maddeyi spesifik olarak eleştirin, kendi araştırmanızdaki somut zararlarını detaylandırın. Yüz binlerce farklı argüman üreterek sistemi yavaşlatın.”
Yakın zamanda Lancet Digital Health ve PNAS gibi saygın dergilerde yayınlanan analizler, 2025 yılındaki ani hibe iptallerinin halk sağlığı veri akışını nasıl kestiğini ve demografik gruplar arasındaki bilimsel eşitsizliği nasıl derinleştirdiğini net bir şekilde ortaya koydu. Eğer OMB-2026-0034-0001 mevcut haliyle onaylanırsa, küresel bilimsel üretim gücünün büyük bir kısmı Beyaz Saray’daki tek bir kişinin politik inisiyatifine terk edilecek. Sonuçların felaket olmaması için tüm bilim dünyası, omuz omuza verip bu “Fon Kıyameti”ni durdurmaya çalışıyor.
Tüm Hakları Saklıdır @ 2025 - Tasarım ve Yazılım: brain.work