
Bilimsel yayıncılığın devlerinden Wiley çatısı altındaki International Journal of Tourism Research (IJTR), son yılların en çarpıcı akademik etik krizlerinden biriyle çalkalanıyor. 18 Şubat tarihinde İtalyan bir araştırmacının yayın kuruluna gönderdiği, hayal kırıklığı ve öfke dolu bir e-posta, akademik yayıncılığın arka planında işleyen karanlık ‘atıf ekonomisini’ gözler önüne serdi.
Siena Üniversitesi’nden araştırmacı Salvatore Bimonte, makalesinin hakem değerlendirmesi (peer-review) sürecinin bir yıldan fazla sürmesi ve revizyon aşamasında aylarca bekletildikten sonra reddedilmesi üzerine sessizliğini bozdu. IJTR yayın kuruluna gönderdiği e-postada, bilimsel süreçlerin şeffaflığını sorgulayan şu çarpıcı ifadeyi kullandı:
“Belki de Baş Editör’ün makalelerinden bazılarına atıf yapsaydım, bana daha iyi davranılırdı.”
Bu ironik serzeniş, aslında buzdağının sadece görünen kısmıydı. Bimonte’nin e-postasından sadece iki gün sonra, derginin editör kadrosunda istifalar başladı. Olayın merkezindeki isim ise Mayıs 2023’ten beri derginin Baş Editörlüğü görevini yürüten, Makao Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Prof. Timothy J. Lee.
Retraction Watch ve Clarivate Web of Science verilerine dayanan analizler, dergideki atıf trafiğinde istatistiksel olarak açıklanması güç bir anomaliyi ortaya koyuyor. Prof. Lee’nin göreve gelmesinden önce, kendi çalışmalarına yapılan atıflar makul düzeydeyken, 2024 yılı itibarıyla bu durum dramatik bir şekilde değişti.
Siena Üniversitesi’nden bibliyometrik analiz uzmanı Alberto Baccini, bu durumu “şaşırtıcı” olarak nitelendirerek, daha önce hiçbir saygın dergide benzer bir atıf deseniyle karşılaşmadığını belirtti. Bu veriler, editoryal gücün kişisel akademik metrikleri yükseltmek için kullanıldığına dair ciddi şüpheler doğuruyor.
Konuyla ilgili savunması alınan Baş Editör Lee, istatistiklerin “derginin geçiş sürecinde olması” nedeniyle güvenilmez olduğunu iddia etti. Lee, atıf sayılarındaki artışı şu sözlerle açıkladı:
“Çin’deki birçok araştırmacı arasında, makalelerinin kabul edilmesi için dergi editörünün çalışmalarına atıf yapmaları gerektiğine dair güçlü bir ‘efsane’ (myth) dolaşıyor. Ben onlara bunu yapmalarını söylemesem de, Çinli yazarlar tarafından gönderilen birçok makale benim çalışmalarımı referans alıyor.”
Ancak veriler, atıf yapan yazarların sadece Çin merkezli olmadığını; Güney Kore, ABD, İngiltere ve Türkiye gibi ülkelerden araştırmacıların da bu istatistiğin içinde yer aldığını gösteriyor.
Uruguay’daki Universidad de la República’dan ekonomist ve IJTR editörlerinden Juan Gabriel Brida, yaşananları “bardagi taşıran son damla” olarak nitelendirerek 20 Şubat’ta istifa etti. Brida, Baş Editör Lee’yi “kötü yönetim” ve yayın kurulunu süreçlere dahil etmemekle suçladı.
Öte yandan Wiley sözcüsü, atıf modelleriyle ilgili endişelerin farkında olduklarını ve dergiye ek bir inceleme katmanı (screening layer) getirdiklerini açıkladı. Yayınevi, en iyi uygulamaların takip edildiğinden emin olmak için editörle yakın çalıştıklarını belirtti.
Bu vaka, bilim dünyasında geçerli olan “Yayınla ya da Yok Ol” (Publish or Perish) baskısının, editörleri bilimsel bekçilerden (gatekeepers), yayıncılar için metrik yükselten operatörlere dönüştürdüğünü gösteriyor. Makao Üniversitesi’nin basın bültenine göre, Lee’nin göreve gelirkenki hedefi, dergiyi 3 yıl içinde Q1 kategorisine yükseltmek ve Etki Faktörünü (Impact Factor) 10’un üzerine çıkarmaktı.
Uzmanlar, hakem değerlendirme sürecinin gizliliği (blind peer review) nedeniyle, yazarların editöre atıf yapmaya zorlanıp zorlanmadığını kanıtlamanın neredeyse imkansız olduğunu, ancak ortaya çıkan verilerin sistemik bir manipülasyona işaret ettiğini vurguluyor.
Tüm Hakları Saklıdır @ 2025 - Tasarım ve Yazılım: brain.work