Bilimsel Yayıncılıkta Tarihi Skandal: Yağmacı Dergiler Yapay Zeka Tuzağında

7 Şubat 2026
4 dk dk okuma süresi
Bilimsel Yayıncılıkta Tarihi Skandal: Yağmacı Dergiler Yapay Zeka Tuzağında

Bilimsel bilginin üretimi ve yayılması sürecinde, akademik yayıncılığın en temel direği olan ‘akran değerlendirmesi’ (peer-review) mekanizması son yılların en büyük krizlerinden birini yaşıyor. Özellikle makale işlem ücretleri (Article Processing Charge – APC) üzerinden devasa bir endüstriye dönüşen ve akademi jargonunda ‘yağmacı dergiler’ (predatory journals) olarak adlandırılan yayıncılar, bilimsel etiği ayaklar altına almaya devam ediyor. İspanya’daki Valencia Üniversitesi Matematik Eğitimi Bölümü’nden Profesör Pascual D. Diago’nun gerçekleştirdiği akılalmaz deney, bu yozlaşmanın ulaştığı son noktayı ve yapay zekanın manipülasyon gücünü tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Bardağı Taşıran Son Damla: Sahte Davetler

Araştırma alanı matematiğin öğretiminde yeni teknolojilerin kullanımı olan Prof. Dr. Diago, pek çok akademisyen gibi yıllardır alanıyla ilgisiz dergilerden gelen sahte makale çağrılarından ve dünyanın öbür ucundaki şaibeli konferans davetlerinden bıkmış durumdaydı. Ancak 2025 yılı Ekim ayında, uzmanlık alanıyla hiçbir ilgisi olmayan Clinical Journal of Obstetrics and Gynecology adlı dergiden gelen bir davet, bardağı taşıran son damla oldu. Diago, bu sistemin nasıl çalıştığını ve arkasındaki aktörlerin ne kadar ileri gidebileceğini test etmek için benzeri görülmemiş bir ‘akademik sızma’ operasyonu başlattı.

“Asal Sayılara Aşeren Hamileler” Hipotezi

Derginin sözde editörlerinden Henry Jackson’a yanıt veren Diago, başlığı ve içeriği tamamen ChatGPT tarafından oluşturulmuş, bilimsel hiçbir geçerliliği olmayan absürt bir makale taslağı sundu. Makalenin başlığı bile tek başına bir komedi unsuru barındırıyordu: “Obstetrik Paradokslar ve Didaktik Denklemler: Matematik Öğretiminin Doğum ve Ötesine Etkisi”.

Makalenin özet kısmı, tıp ve matematik literatürünü mantıksız bir şekilde harmanlayarak şu iddialara yer veriyordu:

“Bu çalışmada ‘Jineko-Obstetrik Cebirsel Didaktik’ (GOAD) kavramını tanıtıyoruz. Yumurtalık-Fonksiyon Teoremi (OFT) ve Serviks-Dilatasyon Denklemi’nin (D = √πr2) uygulanması yoluyla, non-Öklidiyen uzayların pelvik retroversiyon ile açıklanmasının kalkülüs test puanlarını önemli ölçüde artırdığı ve doğum kaygısını %13,7 oranında azalttığı ortaya konmuştur. Hamile matematikçiler ve jinekolog adaylarıyla yapılan vaka çalışması, doğum ilerleme grafiklerine Fibonacci dizisinin entegre edilmesinin hastalarda asal sayılara karşı hafif bir aşerme (craving) yarattığını göstermektedir.”

Araştırmacı, makalenin ciddiyetsizliğini kanıtlamak için içine hiçbir şey ifade etmeyen grafikler, imkansız sonuçlar ve ‘Sezaryen Matrisleri’ gibi kurgusal terimler yerleştirdi. Hatta yazar kadrosuna Sneakydez, Trickón, Cheatillo gibi kelime oyunlarıyla ‘Dolandırıcı’ anlamına gelen sahte isimler ekledi.

Körleme Hakemlik Değil, Tamamen Körlük

Diago, makaleyi üniversite e-posta hesabı üzerinden göndermek zorunda olduğu için gerçek ismine benzeyen “Pascual Chiago” takma adını kullandı. Makalenin sahte olduğu, referans listesindeki kurgusal yazarlardan bile açıkça anlaşılabiliyordu. Örneğin referanslar arasında “Me-Lo, I.” ve “Nvent, O.” gibi isimler yer alıyordu; bu isimler İspanyolca okunduğunda ‘Me lo invento’ yani ‘Bunu ben uyduruyorum’ anlamına geliyordu.

Gönderimden kısa bir süre sonra dergi, makalenin ‘profesyonel inceleme ekibine’ iletildiğini bildirdi. Günler sonra, ortada hiçbir hakem raporu yokken dergiden Susan Lee isimli (web sitesinde adı dahi geçmeyen) bir yetkili, tehditkar bir üslupla düzeltmelerin 24 saat içinde yapılmasını talep etti. Ancak asıl şok, değerlendirme sonucunda yaşandı: Tamamen kurgu olan bu makale “KÜÇÜK DEĞİŞİKLİKLERLE KABUL EDİLDİ” (Accepted with Minor Modifications) statüsü almıştı.

Dergi yönetimi, makalenin ‘iyi yazılmış ve ilginç’ olduğunu belirterek, çalışmayla hiçbir ilgisi olmayan Journal of Molecular Liquids gibi dergilerden atıf yapılmasını şart koştu. Sistemin denetimsizliğini sonuna kadar zorlayan Diago, metinde hiçbir değişiklik yapmadan sadece bazı cümleleri sarıya boyadı ve uydurma atıfları ekleyerek dosyayı 5 dakika içinde geri gönderdi.

Robbie Williams, Sahte Fatura ve Konferans Daveti

Makale bir saatten kısa sürede nihai kabul aldı. Ardından Diago’ya 2.949 ABD Doları tutarında bir APC (Makale İşlem Ücreti) faturası kesildi. Günler sonra, “Robbie Williams” adıyla imzalanmış bir ödeme hatırlatması alan profesör, bu kez yapay zeka ile “CheatBank of Spain” (İspanya Dolandırıcılık Bankası) adına sahte bir dekont oluşturdu. Mesajın içine ünlü şarkıcı Robbie Williams’ın şarkı sözlerini gizleyerek faturayı ödediğini bildirdi.

Olayın burada kapanacağını düşünen Diago, günler sonra meslektaşlarıyla bu şakayı paylaşırken büyük bir gerçeği fark etti: 2.949 dolarlık ödeme yapılmamış olmasına rağmen, asal sayı aşeren hamilelerin anlatıldığı bu yapay zeka ürünü makale derginin web sitesinde yayımlanmış ve bir DOI (Dijital Nesne Tanımlayıcı) numarası atanmıştı. İşin daha da trajikomik yanı, yayının ardından Diago’ya yaklaşan bir jinekoloji kongresi yöneticisinden “Makaleniz kongremizin temalarıyla oldukça ilgili bulundu” şeklinde resmi bir davet mektubu gelmesiydi.

Bilimsel Etik ve Yayıncılığın Geleceği

Bu çarpıcı vaka, akademik teşvik sistemlerindeki niceliksel baskıların, yağmacı yayıncılar için nasıl devasa bir pazar yarattığını gösteriyor. Yapay zekanın (LLM) geldiği son nokta, bu tür sahte yayınların üretimini saniyeler içine sığdırırken, para karşılığı akademik prestij dağıtan dergilerin bilim dünyası için ne denli büyük bir halk sağlığı ve bilgi güvenliği tehdidi oluşturduğunu kanıtlıyor.

Editör Yorumu!

Türkiye akademisi ve laboratuvar sektörü de uzun zamandır 'yayın yap ya da yok ol' (publish or perish) kültürünün yıkıcı etkileriyle mücadele ediyor. Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) doçentlik kriterlerinde, TÜBİTAK proje süreçlerinde ve akademik teşvik sistemlerinde 'yayın sayısının' çoğu zaman içeriğin önüne geçmesi, araştırmacıları hızlı ve kolay yayın yapmaya itebiliyor. YÖK, yağmacı dergiler konusunda önemli kararlar alıp bu dergilerin doçentlik başvurularında kullanılamayacağını belirtse de, küresel yayıncılık mafyası sürekli şekil değiştiriyor. 'Asal Sayı Aşeren Hamileler' skandalı bize şunu gösteriyor: Sadece derginin kapağına, web sitesinin tasarımına veya sözde uluslararası görünümüne aldanmamalıyız. Özellikle klinik araştırma, IVD (İn Vitro Diagnostik) ve biyoteknoloji gibi insan sağlığını doğrudan ilgilendiren alanlarda, laboratuvar profesyonellerinin ve akademisyenlerin kaynak taraması yaparken okudukları makalelerin hakem süreçlerini (peer-review) sorgulamaları artık bir zorunluluktur. Türk bilim dünyasının küresel arenadaki itibarını korumak için, yayıncılıkta nicelikten ziyade niteliği ödüllendiren köklü bir zihniyet devrimine ihtiyacımız var.

Yağmacı dergiler, akademik kalite ve akran değerlendirmesi (peer-review) süreçlerini tamamen göz ardı ederek yazarlardan sadece Makale İşlem Ücreti (APC) tahsil etmeyi amaçlayan, etik dışı yayıncılık yapan organizasyonlardır. Bilimsel geçerliliği olmayan sahte çalışmaları dahi hızla kabul ederler.

Prof. Dr. Diago, ChatGPT ile hiçbir mantıksal veya bilimsel dayanağı olmayan kurgusal bir makale üretti. Makaleyi alan dergi, gerçek bir hakem değerlendirmesi yapmadan ve sadece '2.949 ABD Doları' yayın ücreti beklentisiyle taslağı saatler içinde onayladı.

Literatüre sızan sahte makaleler, gerçek laboratuvar araştırmacıları veya tıp profesyonelleri tarafından yanlışlıkla referans alınabilir. İnsan sağlığını doğrudan ilgilendiren klinik araştırma ve IVD gibi alanlarda kurgusal verilerin kullanılması, bilimsel ilerlemeyi saptırarak doğrudan halk sağlığını tehdit eder.

Bülten Aboneliği

Sosyal Medyada Paylaşın

LabHaber

Tüm Hakları Saklıdır @ 2025 - Tasarım ve Yazılım: brain.work

labhaber, laboratuvar, analiz, biyoteknoloji ve test alanlarında faaliyet gösteren profesyoneller için hazırlanmış bağımsız bir sektörel haber platformudur.