Yayıncılık Etiğinde Kriz: Yazarın “Hayalet” Dergiye Karşı Tek Taraflı Geri Çekme Hamlesi

25 Ocak 2026
3 dk dk okuma süresi
Yayıncılık Etiğinde Kriz: Yazarın “Hayalet” Dergiye Karşı Tek Taraflı Geri Çekme Hamlesi

Bilimsel ekosistemin en sancılı süreçlerinden biri olan makale düzeltme ve geri çekme (retraction) mekanizmaları, Berlinli bağımsız araştırmacı Ursula Bellut-Staeck’in sıradışı eylemiyle yeni bir boyut kazandı. SCIREA Journal of Clinical Medicine isimli dergide yayınlanan çalışmasındaki bir hatayı düzeltmek isteyen ancak yayıncıdan aylarca yanıt alamayan araştırmacı, literatürde pek rastlanmayan bir yöntemle makalesini “tek taraflı” olarak geri çektiğini duyurdu.

Bir İletişim Krizi ve Etik Çıkmaz

Olay, Bellut-Staeck’in geçtiğimiz yılın Haziran ayında mekanotransdüksiyon ve infrasound etkileri üzerine kaleme aldığı makalesinin yayınlanmasıyla başladı. Yayın daveti üzerine makalesini gönderen araştırmacı, daha sonra kurum bilgisinde (affiliation) dilsel bir yanlış anlaşılmadan kaynaklanan hata fark etti. Almanca ve İngilizce terminoloji farkı nedeniyle, artık görev yapmadığı bir kurumla ilişkili görünüyordu.

Etik sorumluluk gereği dergi yönetimine ulaşarak düzeltme (correction) talep eden Bellut-Staeck, bilimsel yayıncılığın karanlık yüzüyle burada karşılaştı. Gönderdiği üç resmi talep de yanıtsız kaldı. Derginin bu “hayalet” (ghosting) tutumu karşısında çaresiz kalan yazar, 27 Kasım tarihinde radikal bir adım atarak kendi geri çekme bildirisini yayınladı.

“Yayıncının kritik bir kurum hatasını düzeltme taleplerine beş haftadan uzun süre yanıt vermemesi ve anlamlı bir hakem değerlendirmesi (peer review) eksikliği nedeniyle makalemi tek taraflı olarak geri çekiyorum.”

Araştırmacı, bu bildirisini açık veri deposu Figshare üzerinden yayınlayarak bilimsel kayıtlara not düştü. Bellut-Staeck, derginin bu tutumunun güvenilirliğini zedelediğini ve bu hamlenin itibarını korumak için zorunlu olduğunu belirtti.

Sistemin Açığı: Avcı Dergilerin Tuzakları

Yaşanan süreç, akademik yayıncılıkta “avcı dergi” (predatory journal) olarak nitelendirilen yapıların işleyişine dair çarpıcı detaylar içeriyor. Dergiye ulaşamayan Bellut-Staeck’in denediği bir yöntem, yayıncının niyetini açıkça ortaya koydu:

  • Araştırmacı, derginin makale gönderim portalı üzerinden yeni bir makale gibi görünen ancak içeriğinde “iletişim talebi” bulunan bir dosya yükledi.
  • Dokuz gün sonra sistem, bu şikayet dosyasını “bilimsel makale” olarak kabul etti.
  • Yayıncı, içeriği okumadan yazara 460 dolarlık bir ödeme faturası çıkardı.
  • Yazar ödeme yapmayınca, dergi “indirimli” olarak 99 dolarlık ikinci bir teklif sundu.

Bu durum, söz konusu derginin editoryal süreçlerinin bilimsel incelemeden ziyade finansal odaklı işlediğini kanıtlar nitelikteydi. Retraction Watch tarafından yapılan incelemede, derginin web sitesinde listelenen editör kurulu üyelerinin birçoğunun aslında dergiyle hiçbir ilgisi olmadığı, hatta bazılarının listelendiğinden haberinin dahi olmadığı ortaya çıktı.

COPE Kuralları ve Yazarın Çaresizliği

Uluslararası Yayın Etiği Komitesi (COPE) üyesi olmayan bu tür dergiler, standart etik prosedürleri işletmiyor. Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden Doç. Dr. Jodi Schneider, literatürde “kendi kendine geri çekme” (self-retract) diye resmi bir kavramın bulunmadığını belirtiyor. Mevcut COPE yönergeleri, hatayı fark eden yazarın editöre başvurmasını öngörüyor ancak editörün yanıt vermediği senaryolar için yazarlara net bir yol haritası sunmuyor.

Eğer bir dergi DOI kayıt kuruluşlarına veya meslek örgütlerine bağlı değilse, yazarın elindeki tek koz, Bellut-Staeck’in yaptığı gibi harici platformlarda durumu ifşa etmek oluyor. Ancak uzmanlar, bu tür harici bildirimlerin okuyucular tarafından bulunmasının zorluğuna dikkat çekiyor.

Sonuç: Güvenilirlik Sınavı

Dergi, aylar sonra yazarla iletişim kurmadan kurum bilgisini düzeltti ancak Bellut-Staeck, yaşanan etik ihlaller ve süreçteki şaibeler nedeniyle makalesinin geri çekilmesi kararının arkasında duruyor. Bu olay, bilimsel yayıncılıkta yazar haklarının sınırlarını ve denetimsiz dergilerin yarattığı bilgi kirliliğini bir kez daha tartışmaya açtı.

Editör Yorumu!

Türkiye akademik camiası için oldukça tanıdık ve riskli bir tablo ile karşı karşıyayız. Ülkemizde akademik teşvik ve doçentlik kriterleri baskısı, araştırmacıları bazen yeterince incelemeden 'hızlı yayın' vadeden dergilere yöneltebiliyor. Haberimizdeki örnek, uluslararası indekslerde taranma iddiası olan ancak COPE üyesi olmayan ve aslında editoryal süreci işletmeyen yapıların (Predatory Journals) ne kadar tehlikeli olabileceğini gösteriyor. Özellikle TÜBİTAK ULAKBİM ve YÖK'ün (ÜAK) son yıllarda 'yağmacı dergi' konusundaki hassasiyeti ve getirdiği kısıtlamalar, bu tür tuzaklara düşen araştırmacıların yayınlarının geçersiz sayılmasına neden olabiliyor. Türk araştırmacıların, dergi seçimi yaparken sadece Web of Science veya Scopus indekslerine değil, derginin iletişim şeffaflığına ve editör kurulu gerçekliğine de dikkat etmesi hayati önem taşıyor. Bu vaka, bir dergi ile iletişim koptuğunda yazarın ne kadar savunmasız kalabileceğinin en somut kanıtıdır.

Hayır, Uluslararası Yayın Etiği Komitesi (COPE) yönergelerinde 'kendi kendine geri çekme' diye resmi bir kavram bulunmamaktadır. Normal prosedürde yazar editöre başvurur ve editör kararıyla geri çekme işlemi yapılır. Ancak editörün yanıt vermediği durumlarda yazarlar, bu örnekte olduğu gibi harici platformlarda durumu beyan etmek zorunda kalabilmektedir.

Bu tür dergiler genellikle hakem değerlendirmesi yapmadan hızlı yayın garantisi verir, editör kurullarında hayali veya habersiz kişiler listelenir, iletişim kanalları şeffaf değildir ve bilimsel içerikten ziyade makale işleme ücreti (APC) tahsilatına odaklanırlar.

YÖK ve TÜBİTAK ULAKBİM, yağmacı/şaibeli dergilerde yapılan yayınları akademik teşvik ve doçentlik başvurularında geçersiz saymaktadır. Ayrıca bu dergilerde yayın yapmak, araştırmacının akademik itibarını zedeleyebilir ve hatalı bir yayını geri çektirmek imkansız hale gelebilir.

Bülten Aboneliği

Sosyal Medyada Paylaşın

LabHaber

Tüm Hakları Saklıdır @ 2025 - Tasarım ve Yazılım: brain.work

labhaber, laboratuvar, analiz, biyoteknoloji ve test alanlarında faaliyet gösteren profesyoneller için hazırlanmış bağımsız bir sektörel haber platformudur.