
Manhattan’ın çok kültürlü sokaklarında büyüyen ve çocukluğunda tek hayali konser kemancısı olmak olan Anna Giuliano, bugün laboratuvar tıbbı ve epidemiyoloji dünyasının en saygın isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Moffitt Kanser Merkezi’nde görev yapan kanser epidemiyoloğu Giuliano’nun hikayesi, kişisel bir kariyer değişikliğinin küresel halk sağlığı politikalarını nasıl kökten değiştirebileceğinin ders niteliğinde bir örneğidir. Onun çalışmaları sayesinde, bir zamanlar kadınlar için ölümcül olan rahim ağzı kanseri, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından ‘yeryüzünden silinebilir’ bir hastalık statüsüne yükseldi.
Giuliano’nun bilimsel yolculuğu, aslında bir hayal kırıklığıyla başladı. New York Müzik ve Sanat Lisesi’nde eğitim görürken, profesyonel bir müzisyen olma hayalinin gerçekleşmeyebileceğini fark etti. Ancak bu kapının kapanması, bilim dünyasına açılan devasa bir pencereyi araladı. Giuliano, “Yaylı çalgılar ve piyano çalan pek çok kişinin matematik ve fen bilimlerine de yatkın olduğunu görürsünüz” diyerek bu geçişi tanımlıyor.
Tufts Üniversitesi’ndeki lisansüstü eğitimi sırasında patolojiye duyduğu ilgi, dönemin patoloji bölüm başkanı Martha Hutchinson ile tanışmasıyla bir vizyona dönüştü. Hutchinson’ın o dönemde verdiği tavsiye, Giuliano’nun tüm kariyer rotasını belirledi:
“Hutchinson bana, ‘Almanya’daki bir grup, rahim ağzı kanserine neden olduğunu düşündükleri bir virüs tanımladı. Bu konuda öğrenebileceğin her şeyi öğrenmeni istiyorum’ dedi. Bahsedilen virüs, daha sonra Nobel Ödülü kazanacak olan Harald zur Hausen tarafından tanımlanan HPV idi.”
Bu yönlendirme ile Giuliano, 1989 yılında mezun olduğunda kendine tek bir hedef koydu: “Rahim ağzı kanserini önleyeceğim.”
Kariyerinin ilk yıllarında Arizona Üniversitesi’nde, ABD-Meksika sınırına yakın bir bölgede çalışmayı seçen Giuliano, burada rahim ağzı kanseri oranlarının yüksekliği ile yüzleşti. Jinekolojik onkolog Kenneth Hatch ve HPV testlerinin öncüsü Achim Schneider ile kurduğu ekip, o dönemde ABD genelinde düşük insidans nedeniyle fon bulmakta zorlansa da, pes etmedi.
Ekibin gerçekleştirdiği çalışmalar, epidemiyolojik açıdan kritik veriler sundu:
Giuliano’nun kariyerindeki en büyük kırılma noktası, 1999 yılında Merck’in HPV aşı programını yöneten Eliav Barr’dan aldığı telefonla gerçekleşti. Başlangıçta sadece kadınlara odaklanan aşı çalışmaları, Giuliano’nun vizyonuyla boyut değiştirdi. Yaptığı araştırmalar, erkeklerin kadınlara kıyasla daha yüksek HPV enfeksiyon prevalansına sahip olduğunu gösteriyordu.
Bilimsel veriler ışığında Giuliano şu tezi savundu: Erkekler, virüsü kadın partnerlerine bulaştırarak rahim ağzı kanseri döngüsünü besliyordu. Dolayısıyla aşılamanın sadece kadınlarla sınırlı kalması, sorunu kökten çözmeyecekti.
Bu öngörü, klinik deneylerin kapsamının genişletilmesini sağladı. Sonuç olarak:
Giuliano’nun çalışmaları, bugün Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) rahim ağzı kanserini elimine etme stratejisinin temelini oluşturmaktadır. WHO’nun belirlediği üç ana sütun olan aşılama, tarama ve tedavi protokolleri, Giuliano’nun epidemiyolojik verileriyle şekillendi.
Bu küresel çabaların somut sonuçları ise istatistiklere yansımış durumda:
Bugün Uluslararası Papillomavirüs Derneği (IPVS) başkanı olarak görev yapan Giuliano, bilimsel mirasını genç araştırmacılara aktarmaya devam ediyor. Onun hikayesi, laboratuvar araştırmalarının sadece akademik yayınlarda kalmayıp, milyonlarca insanın hayatını kurtaran somut politikalara nasıl dönüşebileceğinin en güçlü kanıtıdır.
Tüm Hakları Saklıdır @ 2025 - Tasarım ve Yazılım: brain.work