
Dünya genelinde yaklaşık 300 milyon insan, karaciğer sirozu ve hepatoselüler karsinom (HCC) gibi yaşamı tehdit eden komplikasyon riskiyle, Hepatit B virüsünün (HBV) neden olduğu kronik bir enfeksiyonla mücadele ediyor. Mevcut standart tedavi yöntemi olan nükleozid terapileri, viral replikasyonu baskılayarak siroz ve kanser riskini azaltmada başarılı olsa da, virüsü vücuttan tamamen temizleyemiyor. Bu durum, hastaları ömür boyu ilaca bağımlı hale getirirken, tıp ve laboratuvar dünyasını nihai bir ‘işlevsel kür’ (functional cure) arayışına itiyordu.
Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Avrupa Karaciğer Araştırmaları Derneği (EASL) Kongresi’nde, epigenom düzenleme alanında faaliyet gösteren biyoteknoloji girişimi Tune Therapeutics, tıp dünyasında yankı uyandıran verilerini paylaştı. Şirketin Faz I klinik denemesinden elde edilen sonuçlar, TUNE-401 adlı aday ilacın, tedavi edilen tüm kronik Hepatit B (CHB) hastalarında dört temel HBV biyobelirtecini kalıcı olarak baskıladığını ortaya koydu.
Tune Therapeutics CEO’su John McHutchison kongredeki sunumunda şu çarpıcı ifadeleri kullandı: “Yaygın bir hastalığı olan insanlarda, ilgilenilen genleri yüzde 95 ila 100 oranında kalıcı olarak susturduğumuza dair çok güçlü bir kavram kanıtına (proof of concept) sahibiz.”
Hepatit B virüsü, hepatositleri (karaciğer hücreleri) enfekte eden küçük, kısmen çift sarmallı bir DNA virüsüdür. Akraba olmamalarına rağmen HBV, retrovirüslerle bazı ortak özellikleri paylaşır. Bir RNA ara molekülü üzerinden çoğalması ve konakçı hücre genomuna entegre olabilmesi, onu yok edilmesi en zor patojenlerden biri haline getirir.
Virüs, konakçı hücrenin çekirdeğine girdikten sonra tek sarmallı onarım sürecinden geçer ve kovalent kapalı dairesel DNA (cccDNA) olarak bilinen dairesel, çift sarmallı bir mini kromozom oluşturur. Virüsün bu inanılmaz derecede kararlı formu, transkripsiyon için bir şablon ve viral parçacıklar için aşılamaz bir rezervuar görevi görür. Hem konakçı bağışıklık sistemine hem de geleneksel antiviral ilaçlara karşı direnç gösteren cccDNA’nın yok edilememesi, bugüne kadar kalıcı bir tedavinin önündeki en büyük biyolojik engeldi. İşlevsel bir kürün, hem cccDNA’yı hem de virüsün entegre formunu (intDNA) aynı anda baskılaması gerekiyordu.
Gilead Biosciences’ta yıllarca araştırma ve geliştirme ekiplerine liderlik eden McHutchison, cccDNA rezervuarını susturabilecek küçük moleküllü bileşikler bulmak için milyonlarca ilacı taramış ancak toksisite sorunlarını aşamamıştı. Ancak TUNE-401, biyolojinin kendi silahlarını kullanarak bu sorunu çözmeyi vaat ediyor.
Tune Therapeutics’in yaklaşımı, çok nadir görülen doğal bir fenomene dayanıyor: Bazı kronik HBV hastaları, baskılayıcı epigenetik işaretler yoluyla virüsü doğal olarak susturabiliyor. TUNE-401, bu doğal bağışıklık mekanizmasını laboratuvar ortamında kurgulayarak şu yenilikçi altyapıyı kullanıyor:
İlaç hücreye girdiğinde hedef bölgeye bağlanıyor ve cccDNA’yı yok etmek yerine epigenetik işaretler koyarak onu adeta ‘kapatıyor’. Tıpkı virüsü doğal yollarla yenen nadir hastalarda olduğu gibi.
2024’ün sonlarında başlayan insandaki ilk denemeler (First-in-Human), öncelikle dozaj gereksinimlerini belirlemeyi ve güvenlik profilini test etmeyi amaçlıyordu. İlk veriler, tedavinin iyi tolere edildiğini ve önemli bir yan etki gözlemlenmediğini kanıtladı. Ancak asıl sürpriz, etkinlik verilerindeydi.
McHutchison, elde edilen sonuçları değerlendirirken, “Bu sunumdaki grafik, son 20 yılda gördüğüm en dramatik düşüşü gösteriyor. Tüm biyobelirteçler birbirine paralel olarak inanılmaz bir hızla aşağı iniyor; bu da viral rezervuarı gerçekten susturduğunuz anlamına gelir” şeklinde konuştu.
Verilere göre bir hastada biyobelirteçler yüzde 98 oranında azalırken, bu değerler 250 günlük başlangıç çalışma süresi boyunca sabit kaldı. Daha da önemlisi, çalışmadaki dört hastanın tamamen “biyobelirteç negatif” hale gelmesiydi.
Yeni Zelanda ayağının baş araştırmacısı olan Auckland Üniversitesi’nden HBV uzmanı Ed Gane, TUNE-401 çalışmasının cccDNA’nın güvenli ve spesifik bir şekilde susturulabileceğine dair dünyadaki ilk klinik kanıtı sunduğunu vurguladı.
Şimdi gözler, daha büyük çaplı bir Faz II klinik çalışmasına çevrilmiş durumda. Tune bilim insanları, maksimum etkin dozu belirlemenin yanı sıra hastaların arka plandaki standart nükleozid tedavilerini bırakıp bırakamayacaklarını test edecekler. Aylar boyunca alınacak kan örneklerinde pre-genomik RNA ve cccDNA’nın izlenmesiyle, epigenetik susturmanın ilaçsız bir hayata kapı aralayıp aralamadığı kesinleşecek.
Hepatit B, Türkiye laboratuvar sektörü ve sağlık sistemi için sadece küresel bir istatistik değil, doğrudan ve yakıcı bir halk sağlığı meselesidir. Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkemiz, Hepatit B prevalansı açısından orta endemisite bölgesinde yer almakta olup, nüfusumuzun önemli bir kesimi taşıyıcı veya kronik hasta durumundadır. Hastanelerimizdeki mikrobiyoloji ve moleküler patoloji laboratuvarlarının günlük rutininde HBV DNA, HBsAg ve diğer viral yük testleri devasa bir iş hacmi –ve dolayısıyla ciddi bir sağlık bütçesi kalemi– oluşturmaktadır.
Tune Therapeutics'in CRISPR tabanlı epigenetik makas teknolojisi, yalnızca viroloji alanında değil, Türkiye'deki moleküler biyoteknoloji ekosistemi için de kritik okumalar barındırıyor. Özellikle TÜBİTAK MAM ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) bünyesinde yürütülen yerli gen terapisi ve aşı geliştirme çalışmalarında, Lipid Nanopartikül (LNP) taşıyıcı sistemlerinin ve dCas9 (ölü CRISPR) mekanizmalarının ne kadar stratejik olduğu bir kez daha kanıtlanmış durumda. Eğer TUNE-401 Faz II ve Faz III aşamalarını geçerek küresel bir onay alırsa, Türkiye'deki standart tedavi protokollerinin baştan aşağı değişmesi, kronik baskılama ilaçlarına harcanan SGK bütçesinin bu tür tek seferlik 'kür' tedavilerine kaydırılması gündeme gelecektir. Türk biyoteknoloji girişimlerinin bu 'genomik makas' yaklaşımını, yerel genetik varyasyonlara (özellikle Türkiye'de yaygın olan HBV Genotip D'ye) entegre edecek AR-GE projelerine şimdiden odaklanması, küresel rekabette elimizi güçlendirecek hayati bir hamle olacaktır.
Tüm Hakları Saklıdır @ 2025 - Tasarım ve Yazılım: brain.work